DOLAR
49,5491
EURO
55,6007
ALTIN
6.603,70
BIST
11.430,14
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
18°C
İstanbul
18°C
Az Bulutlu
Salı Çok Bulutlu
20°C
Çarşamba Açık
20°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
20°C
Cuma Hafif Yağmurlu
21°C

Türkiye’nin Barış, İstikrar ve Uluslararası Medya Diyaloğu İçin Stratejisi

Türkiye’nin Barış, İstikrar ve Uluslararası Medya Diyaloğu İçin Stratejisi: Bölgesel etkileşimi güçlendiren, güvenilir iletişim ve kapsayıcı medya iş birliği vurgusu.

Türkiye’nin Barış, İstikrar ve Uluslararası Medya Diyaloğu İçin Stratejisi
14.02.2026 14:12
A+
A-

İstanbul’daki bir otelde organize edilen program esnasında Burhanettin Duran, küresel çapta pek çok krizle karşı karşıya olan Türkiye’nin, çok boyutlu konuları aynı anda kapsayan bir rol üstlendiğini belirtti. Duran’a göre mevcut uluslararası atmosferde belirsizlik giderek artıyor ve gazeteciler, kamuoyunu aydınlatmada kritik bir köprü görevi görmekte.

Türkiye’nin uzun zamandır gündeme getirdiği bir konu olarak, çok taraflı kurumların kapasite yetersizliği eleştiriliyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Daha adil bir dünya” çağrısı ise farklı coğrafyalarda yankı buldu; ancak adalet ve güvenlik risklerini aşmak için evrensel düzeyde bir yol haritasının eksik olduğu vurgulanıyor. Duran, krizin merkezi olan aktörlerin yalnız kaldığını ve klim, gıda güvenliği ve teknolojik dönüşüm gibi alanların birleşik sorun setine dahil olduğunu ifade etti. Bu sorunların çözümünde çok taraflı dayanışmanın güçsüz kaldığına dikkat çekti.

Gazetecilerin işlevinin, dünyanın üzerindeki olayları belgeleme ve insani değerleri koruma çabasında kritik olduğuna vurgu yapan Duran, sözlerini, haberin güvenilir kayıtlara dönüştürülmesi ve evrensel değerlerin korunması amacıyla gazetecilere teşekkürle sürdürdü. Türkiye’nin bölgesel ve küresel istikrar için kararlı duruşu ise Duran tarafından şu şekilde özetlendi: Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’nin daha adil bir gelecek için aktif bir rol üstlendiği, çatışma bölgelerinde güvenilir bir arabulucu olarak konumlandığı ve bu yaklaşımın geçmiş deneyimlere dayandığı belirtildi. Aynı zamanda Daha adil bir dünya mümkün çağrısının sadece bir itiraz olmadığını, çözüm odaklı ve kapsayıcı bir küresel düzen arayışını birlikte yapmak çağrısı olduğunu ifade etti.

Duran, bölgesel ve küresel krizlerin domino etkisiyle küresel güvenlik ortamını etkilediğini vurguladı. Türkiye’nin diplomatik kapasitesini askeri caydırıcılıkla uyumlu bir şekilde sahadaki tecrübe ile birleştirebilen bütüncül bir devlet aklını temsil ettiğini söyledi. Bu yaklaşım, insani değerler ve adalet odaklı bir çerçeve oluştururken, uluslararası sistemin dayanıklılığını artırmayı hedefliyor. Bölgesel ve küresel istikrar için gösterilen kararlılığın altını çizen Duran, Rusya–Ukrayna Savaşı sürecinde taraflarla temas kurabilen nadir ülkelerden biri olduklarını ve Karadeniz Tahıl Girişimi’nin hayata geçirilmesinde önemli rol oynadıklarını belirtti. Bariş Kurulu temsilinin sonuç odaklı çalışmalar için önemine vurgu yapıldı.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı olarak Duran, Filistin meselesine özel vurgu yaparak Gazze’de ateşkesin sağlanması, insani yardımların akışı ve barışın tesis edilmesi için yürütülen yoğun diplomasiye dikkat çekti. Barış Kurulu’nun kurulmasıyla sonuç odaklı girişimlerin sürdürülmesinin öncelikli hedefler arasında olduğunu ifade etti. Suriye bağlamında ise kapsayıcı bir yaklaşım, terörle mücadelede kararlılık ve yeniden inşa sürecindeki istikrarın sağlanması gerekliliği vurgulandı. Sınır komşusu olan Suriye halkının barış ve refaha kavuşması için her türlü katkının verileceği belirtildi. Ayrıca Etiyopya–Somali arasındaki anlaşmazlık ve Karabağ sorununa karşı Türkiye’nin arabuluculuk rolünün güçlendirilmesi gerektiğine değinildi.

Uluslararası medya ile iletişimin simetrik, açık ve güvene dayalı olması gerektiği konusunda Duran şu açıklamayı yaptı: Medya kuruluşlarıyla kurulacak karşılıklı anlayış, etkileşim ve güvenlik temelli bir diyalog üzerinde yükseliyor. Uluslararası medya temsilcilerine bilgi vermenin ötesinde, onların katkılarıyla politikaların geliştirilmesi hedeflenmektedir. Haber akışının doğrulanmış bilgiye dayanması ve güvenin korunması, bu yaklaşımın temel ilkelerindendir. İletişim merkezleri, kriz anlarında sahadaki medya için destek noktaları oluşturmakta ve basın turlarıyla kamuoyuna hızlı ve etkili bilgi akışını sağlamaktadır. Duran ayrıca, çok dilli içeriklerle kültürel hassasiyetleri gözeten bir iletişim yaklaşımını benimsediklerini; dezenformasyonla mücadelede proaktif, öngörülü ve şeffaf bir politika yürütüldüğünü belirtti. Şeffaf iletişim ve güvenilirlik, uluslararası medya ile kurulan ortak çalışmanın temel taşlarıdır.

Bütün bu çabaların ortak amacı, küresel kamuoyuna doğru ve güvenilir bilgiyi sunmanın ötesinde, uluslararası medya profesyonellerinin süreci tarafsız ve dengeli bir şekilde izlemesini sağlayacak bir iletişim altyapısı kurmaktır. Duran, uluslararası medya temsilcilerinin görevlerini kolaylaştırmak adına basın merkezleri kurulduğunu, basın turları, medya forumları ve çalıştaylar aracılığıyla iletişimin güçlendirilmesini sürdürdüklerini kaydetti. Bu sayede kriz dönemlerinde dahi karşılıklı anlayış ve güven temelinde sürdürülebilir bir medya diplomasisi hedeflenmektedir.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.