Türkiye’de sahte ürünlerle mücadelede tüketici hakları ve dikkat edilmesi gereken adımlar hakkında kısa ve etkili bilgiler.

Türkiye’de sahte ürün ticaretinin yaygınlaşması, günlük hayatın her alanında karşılaşılan bir tehdit olarak öne çıkıyor. Özellikle ayakkabı, kozmetik ve oyuncak gibi kategorilerde sahte veya sağlıksız ürünler piyasalarda dolaşıyor ve bu durum hem maddi hem de manevi zararlar doğurabiliyor. Sağlık açısından önemli ürünler olan krem, diş macunu, parfüm ve makyaj malzemeleri, yanlış içerikler nedeniyle alerjik reaksiyonlar veya ciddi hastalıklara yol açabiliyor.
TRACIT Genel Direktörü Jeffrey Hardy’nin Türkiye’nin sahte ürünlere maruz kalmada dünyada üçüncü sırada olduğuna dair açıklamaları, diş macunu örneğinde olduğu gibi günlük yaşamda kullanılan kişisel bakım ürünlerinin bile güvenlik endişesi oluşturduğunu gösteriyor. Bu konunun vahameti, sabah diş fırçalarken bile sahte ürünlerle karşılaşma ihtimalinin yüksek olduğuna dair vurgu ile daha da pekişiyor.
1 yılda 500 bin ihbar: Tüketici Hakları Derneği Başkanı Ergün Kılıç, 2025 yılı içinde hakem heyetine yalnızca yaklaşık bu kadar ihbarın geldiğini tahmin ettiklerini belirtti. 2026 yılını “ürün güvenliği” yılı olarak ilan eden dernek, dünya çapındaki tüketici örgütleriyle iş birliği içinde çalışmalar yürütüyor. Kılıç, küresel kriz ve ekonomik sıkıntılar nedeniyle insanların daha ucuz ürünlere yöneldiğini ve bazen sahte veya sağlıksız ürünlerin piyasada dolaştığını söyledi. Bizim hedefimiz ise “güvenli ürünler ve kendine güvenen tüketiciler” yaklaşımını hayata geçirmek; tüketicilerin haklarını savunmak ve bilinçlendirmek için destek sunmak, ancak bunun tek başına yeterli olmadığını belirtti.
Tespit etmek zor: En çok sahte ürünün ayakkabı, kozmetik ve oyuncak sektörlerinde bulunduğunu söyleyen Kılıç, sahte ürünlerin tespitinin bazen laboratuvar analizlerini gerektirdiğini, bu nedenle üretim aşamasında denetimin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Ürün henüz piyasaya çıkmadan veya gümrükten geçmeden müdahale etmenin önemine dikkat çekti. Tüketicilerin para iadesi veya tazminat talep etme hakları olduğunu hatırlatan Kılıç, sağlık problemi yaşandığında masrafların da talep edilebileceğini ancak bunun son derece üzücü bir durum olduğunu ifade etti. Oyuncaklarda ve kozmetik ürünlerinde dahi kanserojen maddelerin bulunabileceğini belirtti.
Neler yapabilirsiniz? Ürünün marka ve belgelerini saklayın: Fatura, fiş, garanti belgesi, ürün kutusu, etiket ve yazışmalar gibi kanıtları mutlaka saklayın. Markaya ait teyit ve uzman görüşü ile karşılaştırma gibi kanıtlar sahte olduğuna dair işaretler sunabilir. Satıcıya başvurun: Ürün bedelinin iadesi veya değiştirilmesini talep edin; ayıplı mal kapsamında haklarınızı yazılı olarak iletmeniz gerekir. Tüketici Hakem Heyeti’ne başvurun: Ürün bedeli belirlenen parasal sınırın altında ise ikamet ettiğiniz yerdeki Hakem Heyeti’ne başvurabilirsiniz. Başvurular e-Devlet üzerinden ücretsiz yapılabilir. Bakanlığa veya savcılığa şikayet edebilirsiniz: Sahte ürün satışıyla ilgili olarak Ticaret Bakanlığı’na inceleme talebinde bulunabilir, biliyorsanız savcılığa suç duyurusunda bulunabilirsiniz; sahte satışlar Türk Ceza Kanunu ve marka mevzuatı kapsamında suçtur.