Türkiye’de kiralık araç sektörü için gelecek odaklı düzenlemeler, etkileri ve sektörün dönüşümünü özetleyen kısa bir bakış.

Ticaret Bakanlığı, araç kiralama alanında köklü bir değişim süreci başlattı. Kamuoyuna sunulan Taslak, taşıt kiralama faaliyetlerini kurumsal standartlara çekmeyi amaçlıyor. Bu çerçevede, kiralayan işletmelerin yetki belgesi alması gerekecek ve online kiralama ilanları için de bu belgenin ibrazı zorunlu hâle getirilecek.
5 YIL VE 100 BİN KİLOMETRE ŞARTI Klasik olarak sayılmayan araçlar için artık 100 bin kilometrenin üzerinde veya 5 yaşını aşmış olan taşıtlar kiralanamayacak. Peki bu yenilik hangi modelleri ve piyasayı nasıl etkileyecek? İMAS Başkanı Hayrettin Ertemel’e göre taslak, mevcut filoları gençleştirme, yeşil dönüşümü teşvik etme ve kayıt dışılıkla mücadele gibi hedefleri öne çıkarıyor. Ayrıca araç filosunda alt limitler ve elektrikli/hybrit modellerin bulundurulması gibi kriterler de metnin dikkat çeken noktalarından.
‘SINIRA TAKILAN ARAÇLAR KESİN SATILACAK’ ifadesiyle taslağın amacının, yaş sınırına takılan araçların satışa yönlendirilmesini sağlamak olduğu vurgulanıyor. Bu sayede mevcut filo daha genç tutulacak ve aşamalı olarak yenilenmesi teşvik edilecek.
HANGİ MODELLER ETKİLENECEK, FİYATLAR NASIL DEĞİŞECEK? Şu an için klasikler hariç tüm kiralanan araçlar bu taslak kapsamına giriyor. Özellikle kiralama sektöründe sık kullanılan C segmenti sedan Fiat Egea ile B segmenti hatchback Renault Clio gibi modellerde ikinci el fiyatları, modellerin detaylarına göre yaklaşık olarak 800 bin TL ile 1.5 milyon TL arasında değişebiliyor.
İKİNCİ EL FİYATLARI NASIL ETKİLENİR? Kurumsal kiralama firmaları hâlihazırda araçları 100.000 km sınırında veya 3 yaşa kadar satışa çıkarıyorlar. Taslak bu uygulamayı daha net bir hukuki zemine taşıyarak, söz konusu sınırlamaların fiili olarak uygulanmasını hedefliyor. Bu durumun ikinci el fiyatları üzerinde belirgin bir yönlü baskı yapmayabileceği değerlendiriliyor.
KİRALIK ARAÇ SATIN ALMAK SAKINCALI MI? Kiralama firmalarından elde edilen araçların ikinci el piyasasında satışa sunulması durumunda aşırı yıpranmışlık gibi olumsuzluklar doğacağı yönündeki iddialar yanıltıcıdır. Aksine, bu araçların çoğunlukla yetkili servislerde bakıma girerek geçmiş kayıtlarının bulunabilir olması, tüketicilere güvenli bir satın alma süreci sunabilir. Ayrıca kiralamanın sadece günlük kullanım ile sınırlı olmadığını, uzun dönemli kiralamanın da sıkça tercih edildiğini hatırlatmakta fayda var. Uzun dönemli kullanım oranlarının yüksekliği, aracın genel kondisyonunun dikkatle kontrol edilmesini gerektirir; bakım ve onarım geçmişinin erişilebilir olması ise satın alma kararında önemli bir avantajdır.