Türkiye-Suriye ticaretinde gümrük kapılarında hızlanan yolculuk ve yeni işbirliği vizyonunu yansıtan kapsamlı bir bakışla ticaret fırsatlarını keşfedin.

Türkiye ile Suriye arasındaki ticari işbirliği, 2024 sonu itibarıyla önemli bir dönüşüm yaşıyor. Eski rejimin son yıllardaki etkisini azaltmasıyla ticaret yapan taraflar arasında hareketlilik arttı; bazı sınır kapıları yolcu geçişine açıldı, bazıları ise yoğunluk yaşadı. Geçen yıl iki ülke arasında gerçekleşen diplomatik temaslar ve iş dünyasının temas trafiğindeki artış, ticaretin yeni bir ivme kazanmasına zemin hazırladı. Türkiye’nin Suriye’ye yaptığı ihracat, 2024 yılında bir önceki yıla göre %69,6 artışla 2,5 milyar dolar sınırını aştı; bu miktarın yaklaşık 700 milyon doları hububat, bakliyat ve yağlı tohumlar ile mamullerinden oluştu.
Gümrük kapılarında da hareketlilik sürdü. 8 faal sınır kapısında yolcu trafiği hızlandı ve kara sınırlarından geçen yolcu sayısı 2025’te yaklaşık 2,3 milyona yaklaştı. Buna göre Türkiye’den çıkan yolcular 1,35 milyon civarında oldu. İş dünyası temsilcileri, bu hareketliliğin 2026’da da devam edeceğini ve ticaretin yeni bir boyuta taşınacağını öngörüyorlar.
“Olumlu gelişmeler, ticari ilişkilere de güçlü şekilde yansıyor” konulu değerlendirmede, DEİK Türkiye-Suriye İş Konseyi Başkanı Mahsum Altunkaya, Suriye’deki siyasi dönüşüm ve uluslararası yaptırımların gevşemesiyle ikili ticaretin ivmelenmesinin işaretlerini paylaştı. Altunkaya, Türkiye’nin coğrafi yakınlığı ve köklü bağları sayesinde süreci yakından takip eden öncü ülkelerden olduğunu belirtti ve ikili ilişkilerde kaydedilen ilerlemenin ticarete doğrudan yansıdığını vurguladı. İhracatta artışın sürdürülebilirliği, siyasi ve ekonomik istikrarın güçlenmesiyle bağlantılıdır.
İhracatta öne çıkan sektörler bölümünde Altunkaya, temel ihtiyaçlara yönelik ürünler ve yeniden yapılanma alanlarına odaklanan sektörlerin öne çıktığını belirtti. Özellikle hububat, bakliyat ve yağlı tohumlar ile mamulleri sektörü, 2025 yılında gıda arz güvenliği ve yeniden imar çalışmalarına destek veren ana sektörlerden biri olarak öne çıktı. Söz konusu dönemde kimyevi maddeler, elektrik-elektronik, su ürünleri ve hayvansal mamuller, mobilya, kağıt ve orman ürünleri gibi alanlarda da belirgin büyümeler kaydedildi. Makine ve aksamları, tekstil ile ham maddeleri, demir ve demir dışı metaller, iklimlendirme sanayisi ve madencilik ürünleri de ihracat listesinin başında yer aldı.
“Kazan-kazan modeliyle hareket etmek istiyoruz” diyen Altunkaya, uzun süredir kapalı olan gümrük kapılarının açılmasının iki ülke arasındaki ticari ilişkileri güçlendirdiğini ifade etti. İçişleri Bakanlığı’nın verilerine göre Aralık 2024-Aralık 2025 döneminde yaklaşık 600 bin Suriyeli, gönüllü ve güvenli bir şekilde ülkelerine dönüştü. Şu anki durgunluğun ardından Suriye’de güvenliğin arttığını ve önümüzdeki dönemde Türkiye’de yaşayan Suriyelilerin gönüllü dönüşlerinin artacağını öngördüklerini belirtti.
Altunkaya, rejim değişikliği sonrası Suriye ile ikili ilişkilerin yeni bir döneme girdiğini hatırlatarak, güvenlik ve istikrarın artmasıyla ticari ve sosyal ilişkilerin yeni bir seviyeye taşınacağını ifade etti. “Gelecekte sadece ticaret yapmak yerine yatırımlar da yol alacak. Suriye’nin yeniden imarında ve kalkınmasında etkin bir rol almak, adresini huzur ve refahın merkezine dönüştürmeyi amaçlıyoruz” diye konuştu.