Türkiye sağlık politikalarında yerli üretim ve erken teşhisle hastalık kontrolünü güçlendiren kapsamlı bir vizyon sunuyor.

Bakanlıktan gelen açıklamada, Sağlık Bakanı Memişoğlu’nun konuşmasında koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi, tütünle mücadele, aile hekimliği uygulamaları, organ bağışı, yerli sağlık teknolojilerinin üretimi ve yapay zeka destekli denetim sistemlerinin önemi öne çıktı. Koruyucu hizmetlerin sağlık politikalarının merkezine alınması gerektiğini ifade eden Memişoğlu, erken teşhisin vatandaşların yaşam kalitesine doğrudan katkı sağladığını belirtti.
“Türkiye’de sadece beş ayda 2 bin 800 erken kanser teşhisi koyduk. Bu sayıyı, bir trafik kazasında hayatını kaybedenlerin sayısına eşdeğer olarak düşünürsek, erken teşhisle bu kişilerin yaşatılabileceğini gösteriyoruz.” değerlendirmesinde bulundu. Tütün kullanımının ülke sağlığı açısından en kritik tehditlerden biri olduğuna dikkat çeken Bakan, 2025 yılında Türkiye’deki sigara satışlarının yaklaşık 8 milyar paket olarak gerçekleştiğini paylaştı ve kişi başına düşen paket miktarının 117’e gerilediğini vurguladı. Bu veriler, mücadelede yalnızca sağlık teşkilatlarının değil tüm kamu kurumlarının ve toplumun ortak sorumluluğunu gösterdiğini dile getirdi.
Kronik hastalıkların erken tanısı için tarama programlarının genişlediğini ve bu sayede 8 milyon 191 bin hastaya tanı konulduğunu aktaran Memişoğlu, hipertansiyon ve diyabet gibi durumların erken dönemde tespit edilmesinin ileride çıkabilecek ciddi sorunları önlediğini belirtti. Türkiye’nin yalnızca hizmet sunan değil, aynı zamanda teknoloji geliştiren ve üreten bir ülke olma hedefini yineledi; bu kapsamda önemli projelerin hayata geçirildiğini kaydetti.
Kovid-19 sürecinde yerli solunum cihazının seri üretime geçmesi ve bugün kamu hastanelerinde ASELSAN tarafından geliştirilen yerli mobil röntgen cihazlarının kullanılması konularına değinen Memişoğlu, “Birkaç sene içinde aşılarımızı kendimiz üreteceğiz.” ifadesini paylaştı. Kalp-dolaşım makineleri ve yerli ultrason cihazlarının geliştirilmesiyle, sınırlı sayıda ülkenin üretebildiği teknolojilerin ülke içinde elde edilebildiğini belirtti.
Organ bağışının önemine dikkat çeken Memişoğlu, vatandaşları e-Devlet üzerinden organ bağışına davet etti. Elektronik bağış sistemindeki yeni düzenlemeyle iradenin esas alındığını ve organ bağışı beyanının vasiyet niteliğinde değerlendirildiğini ifade ederek süreçlerin kolaylaştığını aktardı.
Doğru zamanda ve doğru yerde etkin tedavi odaklı, koruyucu sağlık hizmetlerini önceleyen bir sağlık sistemi hedeflerini tekrar eden Memişoğlu, ilaç ve sağlık teknolojileri üretimini destekleyen çalışmaların süreceğini belirtti. Sağlık sektörünün Türkiye’nin gelir kapılarından biri olması vizyonu doğrultusunda 5 yılda 10 milyar dolar, 10 yılda 50 milyar dolar değerinde ihracat hedeflendiğini kaydetti.
Yeni uygulamalarla bireylerin sağlığını koruma amacı güden Esenlik Mevzuatı kapsamında otel benzeri yaşam alanlarında sağlıklı yaşam odaklı hizmetlerin gelişebilmesini sağlayan bir düzenlemenin yolunu açtıklarını aktardı. Hekim, diyetisyen, fizyoterapist ve psikologlardan oluşan bir ekip ile tedaviden ziyade sürdürülebilir sağlık durumunu korumayı amaçlayan yeni bir model kurulduğunu belirtti.
Türkiye’nin güçlü sağlık veri altyapısını yapay zeka ile güçlendirmmeyi hedefleyen Risk Esaslı Denetim Sistemi’nin uygulanmasıyla kaliteyi artırmayı, kaynak kullanımını daha verimli hale getirmeyi ve denetim süreçlerini güçlendirmeyi amaçladıklarını dile getirdi.