Türk Dünyasında sağlıkta üretken yaklaşımın açılış vurguları ve hedefleri açısından güncel, ilham verici ve yön gösteren özet.

Sağlık Bakanlığı ve TÜSEB iş birliğiyle düzenlenen 12. Türk Tıp Dünyası Kurultayı, Memişoğlu’nun katılımıyla Rixos Tersane İstanbul’da açıldı. Konuşmasında, bir medeniyetin en büyük mirasının acıları dindirmek ve hayatları kurtarmak olduğuna işaret eden konuşmacı, kökleri derinlere uzanan şifa geleneğinin Buhara’dan Anadolu’ya uzanan izlerinin günümüze kadar uzandığını belirtti. İbn Sina’nın kaleme aldığı eserlerin evrensel etkisini hatırlatarak, bugün modern tıbbın temellerinin o çalışmalarla atıldığını ifade etti. Biruni’nin ilacı inceleyen yaklaşımını ve bilgiyi farklı dillere çevirme becerisini öne çıkaran Memişoğlu, Anadolu’da kurumlar halinde şifacılığın nasıl kurumsallaştığını ve Gevher Nesibe Darüşşifası ile Tıp Medresesi’nin hastaları tedavi edip hekimler yetiştirdiği döneme atıfta bulundu. Bu mirasın günümüzün tıbbına ilham verdiğini vurguladı.
Sabuncuoğlu’nun Cerrahname adlı eserinde cerrahi aletleri ve müdahaleleri çizimlerle aktarması üzerinden İslam ve Türk tıp tarihinin görsel birikimini anlattı. Ardından, geçmişin üretken aklının bugün için bir ders olduğuna değinerek, Gazi Yaşargil ve Aziz Sancar gibi isimlerin genç kuşaklara yol gösterdiğini belirtti. Bu bağlamda genç araştırmacıların, büyük düşünürlerden aldığı ilhamla insanlığa yeni katkılar sunma hedefini benimsemeleri gerektiğini ifade etti. Memişoğlu, İbn Sina’yı anarken yeni araştırmaların cesaretlendirilmesi, Sabuncuoğlu’nu anarken geliştirilecek cihazların tasarımı, Gazi Yaşargil’i anarken genç hekimlere açılacak yolların konuşulması gerektiğini söyledi.
“TÜRK DÜNYASI OLARAK SAHİP OLDUĞUMUZ BİLGİ BİRİKİMİNİ ORTAK BİR HEDEF DOĞRULTUSUNDA BİRLEŞTİRMELİYİZ” ifadeleriyle başlayan konuşmada, ortak hafıza ve ortak çalışma arzusunun önemi vurgulandı. Üniversite, laboratuvar, hastane ve üretim altyapılarının birbirine daha sıkı bağlanması gerektiğine dikkat çekildi. Birinin başlattığı araştırmanın diğerinin tecrübesiyle devam etmesi ve gençlerin birbirini tanıması, birlikte üretmesi gerektiği belirtildi. Bu salonun birikiminin insanlığın geleceğine yön verecek bir potansiyel taşıdığı ifade edilerek, Sağlık Bakanlığı olarak fikirlerin ürüne dönüşmesini desteklemek için çalışıldığı belirtildi.
Kurultayın bu yılki temasına atıf yapan Memişoğlu, dünya çapında sağlık alanında karşılaşılan tehditlere karşı dirençli sistemler kurma arzusunu paylaştı. Türkiye’nin şehir hastaneleri ve ambulans uçakları gibi altyapılarla küresel bir şifa merkezi konumunda olduğunu hatırlatarak, bu kapasitenin mazlumlar için de umuda dönüştüğünü belirtti. Türk dünyasına yönelik bilgi ve üretim paylaşımını güçlendirmek adına ortak hedefler geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.
“SOLUNUM CİHAZLARIMIZI 45 ÜLKEYE, OTOMATİK ŞOK CİHAZLARIMIZI 18 ÜLKEYE ULAŞTIRIYORUZ” diyerek Türkiye’nin sağlık teknolojilerindeki bağımsızlık ve ihracat başarısını özetleyen Memişoğlu, kendi tasarımlarıyla üretilen cihazların uluslararası pazarda yer bulduğunu kaydetti. Kalp-damar ameliyatlarında kullanılan yerli üç ödüllü makinenin de artık hizmette olduğunu belirtti. Ayrıca yerli röntgen, ultrason ve yoğun bakım çözümlerinin üretim aşamasında olduğunu ve birkaç yıl içinde ulusal üretimde daha fazlasının hayata geçirileceğini söyledi. Aşılama, biyoteknoloji ve hücre tedavileri alanlarında atılan adımlara değinen konuşmacı, CAR-T tedavisinin ülke içinde uygulanmasına başlandığını aktardı.
“PAYLAŞTIĞIMIZ ÇALIŞMALARIN TÜRK DÜNYASINDA YENİ ORTAKLIKLARA DÖNÜŞMESİNİ İSTİYORUZ” mesajıyla devam eden konuşmada, araştırmaların ürüne dönüştürülmesini hızlandıran yapısal destekler ve TÜSEB’in rolü öne çıktı. Şehir hastanelerindeki Teknoloji Transfer Ofisleri ile sahadaki ihtiyaçların bilimsel çalışmalarla buluşturulduğu, klinik araştırmalarda hastaların giderlerinin SGK kapsamına alındığı belirtildi. Fikrin ürüne dönüşmesi için tüm paydaşları hareket etmeye çağıran Memişoğlu, uyarıda bulundu: İstatiksel olarak güçlü bir ekosistem oluşturmaya hazırız ve bu ekosistem Türk dünyasında yeni ortaklıkları tetikleyebilir. Ayrıca paylaşılacak çalışmaların, aşıdan tıbbi cihazlara, biyoteknolojiden yapay zekaya kadar çok geniş bir yelpazede ortak faydalara dönüştürülmesi hedefleniyor.
Programa katılan yabancı bakanlar ve üst düzey yetkililerin yanı sıra Nobel ödüllü Prof. Aziz Sancar, TÜSEB Başkanı Ümit Kervan ve İstanbul İl Sağlık Müdürü gibi isimler törende yerlerini aldılar.