TCMB PPK kararını ve enflasyon görünümündeki belirsizlikleri analiz eden içerik; sabit faiz ihtimalleri ve olası riskleri özetliyor.

Para Politikası Kurulu’nun kararında politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faizi %37, gecelik vadede borç verme faizi %40 ve gecelik vadede borçlanma faizi %35,5 olarak sabit tutuldu.
AA Finans analisti Haluk Bürümcekçi, karar sürecinin küresel gelişmelerin maliyet ve aktivite üzerindeki etkilerini yakından izleyerek alındığını belirtti. Duruşun yeni riskler ışığında güncellendiğini söyleyen Bürümcekçi, şu anda gevşeme yönündeki baskının nötr bir noktaya çekildiğini ifade etti. Ayrıca merkez bankasının makroihtiyati çerçeve ve likidite mesajlarında temkinli duruşun sürdürülmesini beklediklerini vurguladı.
Yılın üçüncü PPK toplantısının 22 Nisan’da yapılacağına dikkat çeken Bürümcekçi, mart TÜFE verisinin karar öncesinde yayımlanacağını ve nisanda TÜFE’nin gidişatına dair fikir edinilmiş olacağını dile getirdi. Enflasyon ana eğiliminde belirgin bir iyileşme beklemediğini, küresel emtia fiyatlarının gerilemesini sürdürmediğini ve Bankanın geçici olarak başlattığı sıkılaşmanın devam edeceğini ifade eden Bürümcekçi, toplantıda politika faizinin ya sabit kalması ya da ek sıkılaşmaya gidilmesi ihtimalinin yüksek olduğunu kaydetti. NİSAN AYI KARARLARI TAMAMEN MART ENFLASYON VERİLERİNE ENDEKSLENMİŞ DURUMDA
Kuveyt Türk Yatırım Araştırma Direktörü Kutay Gözgör’e göre TCMB Ocak 2026’da devam eden faiz indirim sürecine mart itibarıyla ara verdi. Ocak kararında enflasyonun ana eğiliminin belirgin şekilde gerilediği, mart karar metninde ise bu eğilimin Şubat itibarıyla yataya yakın seyrettiğinin belirtildiğini hatırlatan Gözgör, jeopolitik belirsizlikler ve enerji fiyatlarındaki artış gibi dışsal risklerin karar üzerindeki etkisini vurguladı. Merkez bankasının enflasyon görünümünü iyileştirmek amacıyla para politikasını mali tedbirlerle desteklediğini belirten Gözgör, Ocak’taki iyimserliğin yerini daha ihtiyatlı ve savunmacı bir duruşa bıraktığını ifade etti.
Gözgör, iletişim dilinin toplantı bazlı ve ihtiyatlı vurgusunu taşıdığını ve bu yaklaşımın piyasadaki otomatik indirim beklentilerini dengelediğini söyledi. Mart duyurusunda enflasyon görünümünde kalıcı bir bozulma olursa duruşun sıkılaştırılabileceğine dikkat çekildi. Önümüzdeki toplantıda indirim sürecinin tamamen kapatılmadığı görüşünü paylaşan Gözgör, gelecek adımların enflasyon gerçekleşmeleri ve beklentilerinin dezenflasyon patikasına uyumuna bağlı olduğunu belirtti. Bu çerçevede nisan kararlarının mart enflasyon verilerine ve makroekonomik şartların oluşmasına bağlı olarak şekilleneceğini vurguladı.
In Touch Capital Markets kıdemli FX analisti Piotr Matys da politika faizinin %37’de sabit kalacağı yönündeki yaygın görüşin devam ettiğini belirtti ve enflasyon görünümünün kötüleşmesi halinde sıkılaşmanın devrede olacağını ifade etti. Matys, uzun süreli petrol şokunun Türkiye’de enflasyon beklentilerini artıracağını ve bu durumun TCMB’nin sıkı para politikasını daha uzun süre sürdürmesi ya da faiz artırımını ciddi anlamda düşünmesi gerekliliğini doğuracağını söyledi.