TBMM’deki iftar sofrasında emeğin değeri ve birlik mesajları; birlikte aydınlık bir gelecek için dayanışmayı vurgulayan anlamlı bir buluşma.

TBMM Tören Salonu’nda düzenlenen Emekçilerle İftar Programı’nda konuşan Kurtulmuş, işçi ve memur sendikalarının temsilcileriyle devletin nabzını tutan bir demokratik ortamda teravenin değil, dayanışmanın ön planda olduğunu vurguladı. Ramazan’ın getirdiği manevi güzelliklerin, Türkiye ve tüm İslam dünyası için barış ve esenlik getirmesi temennisini paylaştı; içinden geçtiğimiz zor dönemin kısa sürede değişmesi dileğini dile getirdi.
Dünyanın bir süredir kırılgan bir tablo sergilediğini belirten Kurtulmuş, gücü elinde bulunduranların davranışlarını düzene koyması gerektiğini, orman kanunlarının değil kuralların geçerli olduğu bir döneme girildiğini söyledi. Türkiye’nin muhataplarının gözünde ayrıcalıklı bir konuma sahip olduğunun altını çizen konuşmacı, Türkiye’nin güçle ayakta durduğunu ve milletin azmiyle ilerlediğini ifade etti.
TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmalarını demokratik bir başarı olarak nitelendirdi. Komisyonun nihai raporunun, Türkiye’nin geleceğine dair umut verici bir temel oluşturduğunu belirtti. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin siyasi partilerinin, zorlukları çözecek olgunluğa sahip olduğunu bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi.
Gelecek dönemde emek konusunun en önemli başlıklarından birinin emek değeri olduğuna dikkat çekti; herkesin emeğinin toplumsal varlığı olduğunun altını çizdi. Emek değeri yaratıcılığın ve adaletli bir ekonominin temel direği olarak görülmelidir; emeğin değeri ve kadri, toplumun birliğini ve paylaşımını güçlendirir düşüncesini vurguladı.
Gelir dağılımında adaletin sağlanmasının barış için kritik olduğuna vurgu yapan Kurtulmuş, dijitalleşme ve yapay zekanın yükselişiyle emek ve ekonomi alanında yeni tartışmalar doğacağını söyledi. Bu süreçte hakların korunmasının ve emeğin değerinin güvence altına alınmasının daha da önemli hale geldiğini belirtti.
TÜRKİYE OLARAK BİRLİĞİ, DİRLİĞİ, KARDEŞLİĞİ ARTIRMAK ZORUNDAYIZ ifadesini kullanarak, İsrail’in Gazze ile ilgili saldırılarının üçüncü yılına girildiğini hatırlattı. Bölgede daha sıkı dayanışma ve birlik gerektiğini ifade eden Kurtulmuş, masum insanların acılarının devam etmesini asla onaylamayacaklarını söyledi.
Geçmişte yaşanan çatışmaların emperyalist oyunların etkisiyle Türk milletinin iç kavgası olmadığını vurgulayarak, hiçbir vatandaşın diğerinden farkı olmadığını belirtti. Türkiye’nin zengin kültürel mirası ve farklılıklarının birer değer olarak görülmesi gerektiğini söyledi. Terörsüz Türkiye hedefinin bölgede barış ve huzur getireceğini, farklılıkların birer zenginlik olarak kabul edilmesi gerektiğini ifade etti.
İstiklal Marşı’nın 105. yıl dönümünü kutlarken, Mehmet Akif’in ruhunun bugün de mevcudiyetini sürdürdüğünü ve Meclis’in kurucularına olan saygısını tekrar vurguladı. Bu ulusal mücadele yoluyla geleceğe güvenle bakmanın altını çizdi.