Sıla Pehlivanoğlu kazası ve adalet taleplerinin raporlar, itirazlar ve ailenin serüveniyle inceleyen kapsamlı analiz.

Namık Kemal Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi Sıla Pehlivanoğlu’nun ölümüne yol açan motorlu scooter kazası, 28 Aralık 2024’te Süleymanpaşa’da meydana geldi. Sıla, evden yemek almak üzere çıkarken karşı yönden gelen bir motosikletle çarpıştı ve ağır yaralanarak Namık Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırıldı. Üst üste gelen tedavilerin ardından 4 Ocak 2025’te yaşamını yitirdi. Kazanın ardından Pehlivanoğlu ailesinin memleketi Keşan’a defni gerçekleştirildi. Sürücü A.Ç. ise gözaltına alınıp tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
SILA, ASLİ KUSURUNUN BELİRGİNLEŞMESİ Adli süreçte sanık A.Ç. hakkında Tekirdağ 6’ncı Asliye Ceza Mahkemesi’nde “taksirle ölüme neden olma” suçundan dava açıldı. İddianamede, sanık sürücü olarak tali, Sıla Pehlivanoğlu ise asli kusurlu bulundu. Duruşmaların ikinci oturumunda Pehlivanoğlu ailesinin avukatı bilirkişi raporuna itirazlarını sundu. Savcı, raporlardaki farklı kusur tespitlerini gidermek için Adli Tıp Kurumu uzmanlar kurulundan ek rapor talebinde bulundu; mahkeme bu talebi reddedip duruşmayı erteledi.
İTİRAZLAR VE AİLENİN AÇIKLAMALARI Emekli hemşire olan Emel Pehlivanoğlu, kazanın ardından tutanakta kızının suçlu gösterildiğini belirtti. “Tutanak olay yerine, kamera kayıtlarına ve tanık ifadelerine uymuyor” diyen anne, Adli Tıp Kurumu’nun yeniden keşif yapmasını talep etti. Keşif sonucunda çarpma noktası geriye çekilse de, yanlış yerleşim ve ölçüm hataları devam ettiğini savundu. Tanık beyanlarının rapora yansıtılmadığını vurgulayarak, geri kalan uyumsuzlukları işaret etti.
TEKNİK İNCELEME TALEBİ Emel Pehlivanoğlu, İstanbul Teknik Üniversitesi Trafik Kürsüsü aracılığıyla teknik bir incelemenin yapılmasını istedi. Kamera görüntülerinin mesafe, hız ve zaman ölçülerine dayalı ayrıntılı bir raporla ortaya konması talep edildi. “Kimin kusuru ne kadar,” sorusuna net cevap bulunabilmesi adına adil bir süreç talep ediyoruz, dedi. Bu süreç, Sıla için adalet arzusu ve karşı taraf için de dengeli bir yargılama süreci gerektiğini ifade ediyor.
Mahkeme, mevcut raporlar üzerinden ilerlemeye karar vererek itirazları reddetti; savcılık ise ek teknik rapor taleplerinin gereğini vurguladı. Ailenin yaklaşımı, olay yerinde yeniden keşifle birlikte daha net bir kusur dağılımı ve adil yargılama için ADLİ TIP raporunun tamamlayıcı olarak değerlendirilmesi gerektiğini öne sürüyor.