Milli Dayanışma ve Kızılay: Milletin yüz akı, öz geçmişten günümüze bir vefa hikayesi.

Dayanışma ve paylaşım gibi erdemler, milli karakterimizin temel taşlarıdır. İçerdiği derin anlamlar, geçmişten günümüze uzanan bir kök gibi ruhumuzu besler; insanlığa karşı sorumluluklarımızı şekillendirir. Bizim için kelimeler ve söylemler, acıyı hafifletmek, yarayı sarmak ve zaruret olanı gidermek için değil, aynı zamanda derde deva olmayı amaçlar. Mazlum ve mağdurların önceliği her şeyden önce gelir; din, dil, ırk ayrımı gözetmeden ihtiyaç sahibiyle el ele durmayı öğütler. Bu hassasiyetler, devletlerimizde, vakıf ve cemiyetlerimizde en parlak örnekleriyle hayat bulmuştur.
Yılların mirası olan toplumsal kurumlar arasında Türk Kızılayı, 11 Haziran 1868 tarihinde kurulan Yardım Cemiyeti’nin güncel bir devamı olarak ortaya çıktı. Cephe gerisinde kurduğu hastaneler, taşıdığı sağlık malzemeleri ve eğitip yetiştirdiği hemşireler sayesinde, 93 Harbi’nden Kıbrıs Barış Hareketi’ne kadar milletimizin karşı karşıya kaldığı zorluklarda her zaman yanımızda oldu. Özellikle Çanakkale Zaferi, Birinci Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı dönemlerinde Kızılay’ın rolü görülmeye değerdi. Millî Mücadele sırasında cephe hattına toplam 40 bin sandık sağlık malzemesi ulaştıran bu köklü kurum, her yaştan vatandaşımızın bağışlarıyla askerlerimizin yanında oldu. Rabbim, Kızılay’ı bizlerden ayırmasın.
KIZILAY, BU MİLLETİN YÜZ AKIDIR ifadesiyle Türk kamuoyunda yer edinen bu kurum, bugün de afet yönetimi, kan ve sağlık hizmetleri, uluslararası yardımlar ve sosyal çalışmalarla toplumsal dayanışmanın simgesi olmaya devam ediyor. Kızılay’ın Gazze için günlük 30 bin kişiye sıcak yemek dağıttığı ve bölgeye milyonlarca yardım malzemesi ulaştırdığı haberler, milletimizin yardım odaklı yüzünü bir kez daha öne çıkarıyor. Lübnan ve diğer bölgelerde de insani çalışmalarını sürdürürken, İsrail’e karşı mazlumların yanında duruşumuz daha da güçleniyor.
“COĞRAFYAMIZA SALDIRANLAR, ENİNDE SONUNDA DÖKTÜKLERİ KANIN HESABINI VERECEK” diye hatırlatılan mesajlar, bölgenin çekişmeli durumuna rağmen adaletli bir mücadelenin gerekliliğini hatırlatıyor. Türkiye, mazlumlara yardım elini uzatmaya devam ederken, zulme karşı da gereken hesap verme adımlarını atmaya kararlıdır. “KIZILAY ÜLKELERE EN ÇOK YARDIM ULAŞTIRAN BİRİNCİ ULUSAL CEMİYET OLMUŞTUR” önermesiyle kurumun küresel ölçekteki başarısı bir kez daha teyit edilmiştir.
Geçtiğimiz yıl içinde Kızılay ve Kızılay Cemiyeti, 190’dan fazla ülkede en fazla yardımı ulaştıran ilk ulusal topluluk olarak öne çıkmıştır. 6 Şubat depremi sonrası da afet müdahale kapasitesi en üst düzeye çıkarılarak, sahada sıcak yemek ve temel ihtiyaçlar 400 milyonun üzerinde dağıtıldı; çadırlar, battaniyeler ve barınma hizmetleri ise hayırseverlerin katkılarıyla destek gördü. Ayrıca esnaf ve çiftçilere yönelik destek programları hayata geçirildi; depremzede vatandaşlarımızı anarken, bu süreçte hayatını kaybedenleri de bir kez daha rahmetle andık. Kızılay ve AFAD işbirliğiyle arama ve kurtarma çalışmalarından inşa sürecine kadar birçok alanda çalışmalar sürüyor.