Milletin vekilleriyle iftar sofrasında adalet, barış ve Türkiye Yüzyılına vurgu yapan sıcak, samimi bir içerik.

Milletin vekilleriyle buluşulan iftar sofrasında Cumhurbaşkanı Erdoğan, dinlediğimiz sorular ve talepler eşliğinde milletin kararlılığını yeniden vurguladı. Asil olan milletin vekilleri olarak bugün o inancı sizler temsil ediyorsunuz. Şahsım, ülkem ve milletim adına her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Merkezdeki mesajımız dünyamızın kritik bir süreçten geçtiğine işaret eder nitelikte: Uluslararası kurumlar ofsaytta kalırken güç dengeleri sarsılıyor; geleneksel diplomasi eski alışkanlıklarını terk ediyor ve adaletin kaynağı olan hukuk, çoğu yerde yeniden tartışılır hale geliyor. II. Dünya Savaşı sonrası kurulan sistemin çatırdadığı bu dönemde, küresel adaletin kırılganlığı ve kaotik bir döneme kayış açıkça hissediliyor. Komşumuz İran’a yönelik gelişmeler ise bu gerilimi daha da görünür kılıyor.
Türkiye olarak adaletin tarafında olduğumuzu net bir şekilde ifade ediyoruz. Bölgemizi ve insanlığı ilgilendiren konularda tarafsız kalmıyoruz; tam tersine, barış ve istikrarın savunucusu olarak hareket ediyoruz. Evrensel değerler, adalet ve kalkınmanın arkasında duruyor; diyalog ve diplomasi yoluyla çözüme odaklanıyoruz. Çatışmalar yerine uzlaşı, savaş yerine barış; haydutluk ve soykırım değil, hak ve insani değerler ön plandadır.
Güçlenen bir ulusal hedef olan Türkiye Yüzyılı için adaletin ve dayanışmanın yollarını güçlendirmek üzere çalışıyoruz. Terörsüz bir Türkiye ve terörsüz bir bölge hedefiyle yürüttüğümüz çabalar, milli birliğimizi daha da pekiştiriyor. 23 Nisan 1920’den bugüne, millî dertlere millî reçeteler yazma konusunda Gazi Meclisin gösterdiği kararlılık bugün de geçerli ve canlıdır; zor görünen sorunlara derman üretecek kapasite ve olgunlukla hareket ediyoruz.