Karadeniz’deki SİDA saldırıları ve bölgesel gerilimin yeni yönlerini analiz eden güncel, derinlemesine bir inceleme.

Karadeniz üzerinde sürdürülen yüksek gerilimli faaliyetler, bu kez kamuoyunun yakından takip ettiği insansız deniz aracı (SİDA) atağı üzerinden gündeme geldi. Brenntiye benzeyen olay örgüsünde Kairos ve Vırat adlı tankerler hedef alınırken, SBU’nun paylaşımlarıyla yeni bir sensasyon ortaya çıktı: Sea Baby adlı SİDA’nın yeni versiyonu saldırıda kullanıldı. Gemi yakınlarında yaşanan patlamalar ve Kairos’ta çıkan yangın, bölgede kayıtsızlık edilmesi güç bir durumun işaretiydi; dün sabaha karşı Vırat’a karşı da bir saldırı gerçekleştirildiği bildirildi.
Ukrayna’nın Sea Baby ve benzeri Unmanned Deniz Araçları (İDA) ile ilgili geliştirme çalışmalarını sürdürdüğü ve Batı destekli teknolojilere yöneldiği, özellikle Magura V5 gibi modellerin de öne çıktığı belirtiliyor. Ukrayna’nın 2023 Ağustos’ta kurduğu İnsansız Deniz Araçları Tugayı ile İDA-İHA ikilisinin birleşik hareket kabiliyetleri, savaşın asimetrik karakterini daha da pekiştiriyor. Sea Baby’nin yeni versiyonunun tanıtımı ise geçen ekim ayında yapıldı.
Gelişmelerin analizinde uzmanlar derin harekât kavramını ön plana çıkarıyor. Emekli Tümgeneral Mehmet Okkan’a göre, çatışma iki taraf için de lojistik unsurları ve sivil halkın direncini hedef alan derin bir harekât çerçevesine dönüştü. Bu bağlamda enerji taşımacılığına ilişkin kırılganlıklar ve hayalet filo tartışmaları da yeniden gündeme geliyor. Ukrayna’nın, Rusya’ya karşı sürdürdüğü operasyonlar, bu tür saldırılarla güç göstermek ve direnç inşa etmek amacı taşıyor.
Öne çıkan başka bir görüş ise Ukrayna’nın üretim kapasitesi ve teknoloji altyapısının savaş alanında kritik rol oynayacağı yönünde. Ukrayna’nın İDA üretim kapasitesi ve motor/roket teknolojisindeki güç, bu tür operasyonların bir parçası olarak değerlendirilirken, uluslararası aktörlerin de bu alandaki etkileri konuşuluyor. Kiev’in Attacks ve savunma sanayii konularında bağımsız bir güç olarak konumunu güçlendirmesi, bölgedeki dengenin yeniden şekillenmesine katkı sunabilir.
Karadeniz’deki gelişmeleri Türkiye Dışişleri Bakanlığı, KAIROS ve VIRAT isimli tankerlerin saldırılarını endişeyle karşılayarak bölgenin güvenliğini ve sivil-askeri unsurların korunmasını vurguladı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı ise yangın anında 25 denizcinin güvenli bir şekilde karaya çıkarıldığını belirtti; VIRAT üzerinde ise yangın vakasının olmadığını açıkladı. Bölgeye ilişkin kriz dinamiklerinin sürmesi, gemi trafiğinin güvenli şekilde sürdürülebilmesi için aralıksız çalışmalar gerektiriyor.
TSK ve karadenizdeki yapılanmalar SAS komandoları ve keşif İHA’ları, bölgede mayın tarama ve deniz güvenliği çalışmalarını 24 saat boyunca sürdürüyor. Geçmişte de bu tür olaylarda deniz karakol uçakları ve İDA’lar ile karşı koyma stratejileri uygulanmış; olaylar, Karadeniz’in güvenliği açısından yeni işaretler taşıyor.