KAIRA ile Türk Müziği’nin buluşmasına yeni bir ses ve enstrüman umudu: geleneksel köklerden çağdaş bir armoniyle eşsiz bir deneyim.

Türkler ile Beyazırlar arasındaki ortak mitolojik miras ve ortak tarih kökleri, bazı enstrümanların birbirine benzerliğini şaşırtıcı bulmaktan öteye taşıyor. KAIRA, bu kültürel yakınlığı sahneye taşıyarak Türk dinleyicilerinin ilgisini giderek artıran bir yaklaşım benimsemiş durumda.
Grup, unutulmaz türkülerden biri olan Âşık Veysel’in “Uzun İnce Bir Yoldayım”ını kendi özgün müzikal diliyle yeniden yorumlamaya hazırlanıyor. Üyeler, ilk kez dinlediklerinde sözleri tam kavrayamasalar bile melodinin onları derinden etkilediğini ifade ediyorlar. Bağlama müjdesi olarak değerlendirilen bu hareket, KAIRA’nın Türk müziğine olan ilgisini daha geniş bir projeye taşıyor: yeni albümlerde etnik enstrümanların kullanımını artırma hedefi.
Pavel Drozdov, kısa sap bağlamanın ses tonundan çok etkilendiğini belirtiyor ve bu enstrümanı öğrenmek istediğini ifade ediyor. Gelecekte sahnede gitarın yanında saz da çalmanın mümkün olabileceğini söyleyerek, grubun enstrümantal zenginliğini genişletme arzusu taşıyorlar. Haziran ayı itibarıyla Türkiye’deki dinleyicileriyle ilk kez buluşmayı planlayan KAIRA, bu yeni yönelimle sahne deneyimini zenginleştirmeyi hedefliyor.