İTO Başkanı Avdagiç, yatırım iklimi, enflasyon-kur korelasyonu ve Türkiye’nin rekabetçiliğini etkileyen unsurları değerlendiriyor.

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, Barselona’da toplanan Dünya Mobil Kongresi’nde basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Türkiye ekonomisinin 2025 yılında %3,6 büyüyeceğini hatırlatan Avdagiç, büyümenin ana unsurlarının yatırımlar ve ihracat olduğuna vurgu yaptı ve uzun vadeli üretim hedefleriyle ihracat odaklı büyümenin sürdürülmesini beklediklerini belirtti.
Avdagiç, “BEKLENTİMİZ, YATIRIM İKLİMİNİN MAKUL FONA ERİŞİM ANLAMINDA DAHA İLERİ SEVİYEYE ULAŞMASIDIR” diyerek, yatırım ortamının finansmana daha kolay erişebilir hale gelmesini öncelikli hedef olarak gördüklerini ifade etti. İstanbul iş dünyası olarak son dönemde devreye giren bazı finansman araçlarının imalat sanayinin ihtiyaçlarını karşılamada önemli katkılar sağladığını belirtti. Özellikle KOBİ’lere sunulan kredi indirimleri, reeskont uygulamaları ve 100 milyar liralık kamu finansman paketinin üreticilerin dönemsel ihtiyaçlarını karşılamada değerli olduğunu vurguladı.
Avdagiç, “TÜKETİCİ TÜKETİMDEN GELEN GÜCÜNÜ HER DAİM ÇOK ETKİLİ KULLANMALI” ifadesiyle, ramazan ayında haksız fiyat artışlarına karşı tüketicinin bilinçli davranışının önemli olduğunu söyledi. Fiyat artışlarının iki yönlü ele alınması gerektiğini belirten Avdagiç, bazı üreticilerin yıl içindeki fiyat politikalarını sürdürürken bazı firmaların fırsata dönüştürdüğünü belirtti. Özellikle makul ve adil bir satın alma davranışının, tüketicinin talebini yönlendireceğini ifade etti.
Turizm konusundaki değerlendirmesinde, yatırım politikalarını hem yabancı hem de yerli turist açısından yeniden gözden geçirme ihtiyacını işaret eden Avdagiç, vatandaşların yurtiçi turizmi cazip kılacak fiyat ve konsept değişikliklerinin gerekli olduğunu belirtti. Yabancı turist çekme hedefi sürerken yerli potansiyelin de korunması gerektiğini vurguladı.
Kur ve enflasyon arasındaki farkın ihracatçı rekabetçiliği üzerinde önemli bir etkisi olduğuna dikkat çeken Avdagiç, “ENFLASYONLA KUR ARASINDAKİ KORELASYON TÜRKİYE’NİN REKABETÇİLİĞİ AÇISINDAN ÖNEMLİ” diye konuştu. Enflasyon-kur farkının küçülmesi ve hatta kur lehine bir hareketlilik olması durumunda rekabetçilik açısından olumlu sonuçlar doğacağını ifade etti. Sanayinin Türkiye’nin GSYH içindeki payını artırmanın kritik olduğuna değinen Avdagiç, bu hedefe ulaşmak için altyapı ve verimlilik odaklı somut adımların atılması gerektiğini sözlerine ekledi.
TOGG’un yeni modellerine ilişkin olarak ise Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu’nun (TOGG) milli bir vizyonla hareket ettiğini belirtti ve iki yeni modelden söz edildiğini, birinin daha küçük sınıfta bir otomobil, diğerinin ise ticari bir model olduğunu belirtti. Üretimin yerliliğini korumanın ülke ekonomisi için önemini vurgulayan Avdagiç, hafif ticari araçlarda yerliliğin %40’ın üzerinde kalmasının hedeflenmesi gerektiğini ifade etti ve mevcut ile yeni projelerin bu dengede etkili bir rol oynamasını beklediklerini dile getirdi.