Hatay’dan Ankara’ya depremin üç yıllık izleri ve dayanışmanın kitaplara yansıması: umut, birlikte güç ve toplumsal dayanışmanın hikâyesi.

Birleşmiş bir acının arkasında, 6 Şubat depremiyle sarsılan evler, yıkılan sokaklar ve kaybettiklerimizin ardından süregelen yas bizi bir arada tuttu. Depremlerin üzerinden tam 3 yıl geçti; 11 ilin yaşamı köklü biçimde değişti, binlerce insan hayatını kaybetti ve kentlerimizdeki gündem bu trajedeye odaklandı. 4’üncü yıl dönümünü geride bırakırken, 11 kentte düzenlenen anma törenleriyle anılar tazelendi ve Hatay, Gaziantep, Kahramanmaraş, Adıyaman ve Osmaniye’de eğitim ve kamu çalışanları için bir günlük ara verildi.
Yaşanan acılar, ailelerin günlük yaşamlarında izler bıraktı; çoğu kişi hâlâ sevdiklerini ve şehirlerini özlüyor. “Sevgi adres değiştirdi” diyenler, enkazdan kurtulan baba Emre Bozkurt’un sözleriyle ifade edildi. O, eşini ve iki çocuğunu kaybettiğini anlatarak her gün Kabir ziyaretlerini sürdürdü ve hatıraların üzerine örtülen karı temizledi. “Geriye kalan sadece anılar mı?” sorusu onun için hâlâ en ağır yük olarak duruyor.
Eşi evlatlarını kaybeden baba ve kitaplar kriziyle karşı karşıya kalan Adana’daki elektrik teknisyeni Oğuz Soyubey, gecenin karanlığında yaşamını sürdürmeye çalışırken depremden etkilenen çocuklar için kitap bağışlarını başlattı. Sosyal medya üzerinden kurduğu gönüllülerle 10 ilde toplam 10 kütüphane kurdu; ulaşan kitaplar arasında anaokulundan 80 yaşına kadar geniş bir yelpaze var. Soyubey’in ifadeleriyle, dağıttığı toplam kitap sayısı üç yılda 400 bine yaklaştı. “Çocuklar kitaplarını paylaşıyor, bu paylaşım onların geleceklerini taşıyor” diyerek, toplumsal dayanışmanın anahtarını vurguluyor.
40 günlük torunu Yusuf için yaşamı yeniden inşa eden Abdullah Çelik, Adıyaman’daki yeni evinde torunuyla birlikte hayatına devam ediyor. Depremde kaybettiği 10 yakınına rağmen, Yusuf onun nefesi oldu ve onunla yaşamak, ona örnek olmak için yeni bir başlangıç kurdu.
Bu süreçte ülkedeki farklı illerden gelen destekler, dayanışmanın gücünü bir kez daha gösterdi. Depremin yaraları kolay iyileşmese de, insanlar birbirlerine olan güveni ve yardımseverliğiyle umudu koruyorlar.