Başkent Üniversitesi’nin GPS’siz çalışan BARGU İHA projesiyle yenilikçi otonom dron teknolojisini tanıtan bilimsel inceleme ve gelişmeleri özetler.

Başkent Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği bölümünden Aslı Cihan ve Utku Baydan, GPS sinyallerinin zayıfladığı veya tamamen erişilemez olduğu koşullarda bile görevlerini sürdürebilen bir otonom insansız hava aracı (İHA) geliştirme amacıyla bir araya geldiler. Proje adı BARGU olan bu girişim, görüntü işleme, yapay zekâ ve sensör füzyonu teknolojilerini bir araya getirerek dronların zorlu ortamlarda bağımsız hareket etmesini hedefliyor. Bu çalışma, özellikle GPS’in kesintiye uğramadığı güvenli koşullarda da dördüncü sınıf öğrencileriyle yürütülen bir araştırma olarak öne çıkıyor.
Projede geliştirilen sistem, jammer gibi yaygın sinyal-engelleme durumlarında bile çevresini algılayıp görevine devam edebiliyor. BARGU, çevreyi algılayan ve haritalama yapan bir mimariye sahip; nesne tespiti ve konumsal karşılaştırma için hafızasında daha önce uçuşlarda elde ettiği verileri kullanıyor. Böylece anlık görüntüler ile önceden kaydedilen görüntüler karşılaştırılarak yaklaşık konum hesaplanıyor ve kritik alanlar ile görev bölgeleri arasındaki geçişler yönetiliyor. BARGU’nun ismi, eski Türkçede ganimet anlamına gelen “ganimet” sözcüğünden esinlenilerek, elde edilen bilginin güçlü bir kaynak olarak değerlendirildiği düşüncesiyle seçildi.
Girişimin temel unsurlarından biri, yazılan özel bir algoritmayı kullanarak önce bir bölgenin geçmiş uçuş verilerini hafızaya almak ve ardından güncel fotoğraflarla bu hafızadaki verileri karşılaştırmaktır. Böylece pilota tarihsel konumlar üzerinden yönlendirme yapılabilir. Eğer dronun bulunduğu konum kritikse görevine devam eder; ancak sınır bölgelerinde fazladan çıktı oluşursa başlangıç konumuna geri dönme yeteneği de kazanır.
Baydan, veri setleri oluşturarak nesne tespit sistemlerinde kullanacakları altyapıyı güçlendirdiklerini ve bu sayede İngiltere’deki bir konferans için sözlü sunum kabulü aldıklarını belirtti. Proje, savunma sanayisine yönelik durumlarda kullanılabilecek modüler bir yapı sunmayı amaçlıyor; tarım gibi farklı alanlarda da uygulanabilir. Verilerin büyük kısmını kendileri üretip sentezli veri setleriyle çalıştıklarını söyleyen ekip, şu anki doğruluk oranını yüzde 72 olarak paylaştı. Gelecekte işlemci gücü ve sensörler için yapılacak yatırımlarla bu oranı ve sistemin modülerliğini daha da geliştirmeyi hedefliyorlar.
Asıl hedefimiz savunma sanayine katkı sağlamak ifadesiyle ekip, anti-jammer kapasitesine sahip bir dron geliştirme amacıyla yola çıktıklarını vurguluyorlar.