Filistin halkına destek ve İsrail’e karşı uluslararası sorumluluk talepleriyle adalet ve barış için bilinçli bir bakış.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş’un imzasını taşıyan tezkerede, İsrail’in Filistin halkına yönelik politikalarının kapsamlı bir şekilde eleştirilmesi ve uluslararası toplumun harekete geçmesi gerektiğine dair ifadeler yer almaktadır. Gazze’deki gelişmeler, kıtlık ve imha politikaları üzerinden süregelen ihlallerin hesap verebilirliğini zorunlu kılar bir nitelik taşımaktadır.
Yoksulluk, açlık ve fiziksel zararların, sivillere yönelik sistematik ihlallerin ve yerleşim politikalarının artan gerilimiyle birleştiği bir tablo çerçevesinde, BM ve diğer uluslararası aktörlerce kayıtlara geçen soykırım suçlamaları dâhilinde durum değerlendirmesi yapılmaktadır. Silahlı kuvvetlerin operasyonları neticesinde Gazze’nin altyapısının zarar görmesi, çok sayıda can kaybı ve yaralanma haberleri, insani yardımların aksamadan ulaştırılmasının önemini vurgulamaktadır.
İsrail’in Kudüs ve Batı Şeria’da sürdürdüğü işgal ve yasa dışı yerleşim faaliyetiyle Filistinlilere yönelik baskılar artış göstermektedir. Uluslararası astonutlar arasında adaletin, hesap verebilirliğin ve hukukun üstünlüğünün tesis edilmesi ihtiyacı belirginleşmektedir. Bu bağlamda, bazı devletlerin Filistin’i tanıma ve İsrail’i boykot etme kararları, uluslararası dayanışmanın güçlenmesi açısından kayda değerdir.
TBMM olarak Filistin halkıyla dayanışmayı güçlendirmek ve İsrail’in baskılarının sona erdirilmesini sağlamak amacıyla çeşitli tekliflerimizi dünya parlamentolarına iletmek için bir araya geldik. Bugün burada, insanlığın vicdanını öne çıkarmak ve ortak çözümler üretmek adına uluslararası ortak hareket çağrısı yapıyoruz.
1. Filistin halkının on yıllardır süren işgal, imha ve ilhak politikalarını en güçlü şekilde kınıyoruz.
2. Gazze’deki kıtlık ve öldürücü baskıların soykırım suçunu oluşturduğunu hatırlatıyor ve buna karşı kararlı adımların atılmasını talep ediyoruz.
3. Uluslararası toplumdan, Gazze’ye kalıcı bir ateşkesin sağlanması, silahlı güçlerin bölgeden çekilmesi ve insani yardımların kesintisiz ulaşımı için daha ileri çabaların gösterilmesini bekliyoruz.
4. Kudüs ve Batı Şeria’daki yasadışı yerleşim faaliyetlerinin ve Filistin halkına yönelen şiddetin kınanması gerekmektedir.
5. Filistin topraklarında soykırım ve sömürge suçlarını işleyenlerin hesap vermesinin temin edilmesi çağrısında bulunuyoruz.
6. 1967 sınırları temelinde bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti’nin kurulmasının barış için tek yol olduğunu vurguluyoruz.
7. Mescid-i Aksa başta olmak üzere Müslümanların kutsal mekanlarına yönelik saldırıların durdurulması gerektiğini belirtiyoruz.
8. İsrail hükümetinin soykırım politikalarından vazgeçmesini beklerken, BM ve uluslararası kuruluşlardaki üyeliklerin askıya alınması çağrısını yineliyoruz.
9. Tüm ülkelerin parlamentolarını şu adımlara davet ediyoruz: İsrail ile tüm askeri ve ticari ilişkileri sonlandırmak; Filistin halkına uygulanan ambargoyu aşmak için acil adımlar atmak; soykırım ve sömürge politikalarını reddetmek; Filistin’in meşru haklarını savunmak ve iki devletli çözüm perspektifini desteklemek; Filistin’i tanımayan ülkeleri Filistin’i tanımaya çağırmak. Ayrıca 18 Nisan 2025 tarihinde İstanbul’da tesis edilen “Filistin’i Destekleyen Parlamentolar Grubu”na katılım yönündeki çağrıyı da yineliyoruz.
Bu bildirinin oybirliğiyle kabul edilmesi ve Resmî Gazete’de yayımlanması için Genel Kurulun onayına sunulmuştur.