Evdeki öğrenmeyle aile işinde kapsayıcılığı güçlendirin; kız çocuklarının sanatkârlığını destekleyen bir yol haritası.

Ümit Tunaboylu’nun eşi Mardiye Tunaboylu’nun kanser nedeniyle vefatından sonra ailenin dikişlerinden çok daha fazlasını kurduğu bir hikâye ortaya çıktı. 20 yıl önce kaybettikleri eşlerinin öğütleriyle, iki kızı ve bir oğlu, babalık ve anne sevgisini bir arada yaşatmayı sürdürdü. Çocuklar, iş yerine her gün götürülerek meslek edinmeye başladılar; bugün ise elektronik ev aletleri ve çaydanlık gibi ürünleri tamir eden bir ekip halinde çalışıyorlar.
İşin başında, çocukların dışarıdan gelen misafirler için ‘yabancı’ gibi algılanmaması adına gösterdikleri çaba dikkat çekici. Dükkan sahibi, annelerinin yokluğunu hisseden çocuklarına sahip çıkarak onlara gün içinde küçük görevler veriyor; “Bunu sökün takın, bozun, atın” diyerek deneyim kazanmayı teşvik ediyordu.
“KIZ ÇOCUĞU NASIL YAPACAK” DİYORLARDI Gelen müşterilerin kız çocuklarını gördüklerinde şaşırdıklarını ifade eden Ümit Tunaboylu, komşuların zamanla destekleyici tutum sergilediğini belirtiyor. Başlarda bazı kişiler, kızların bu işi yapabileceğine inanmazken, zamanla çocuklar yeteneklerini kanıtlayınca eleştiriler de azaldı.
“AMAÇ, HEPİMİZİN BİR ARADA OLMASI” Tunaboylu, her çocuğun farklı bir alanda eğitim gördüğünü ama annelerinin yokluğunda ailenin bir arada kalmasının kendileri için en önemli hedef olduğunu ifade ediyor. “Birlikte çalışabilmek için bu dükkân sayesinde bir arada olmayı başardık; biri uluslararası ticaret, diğeri iktisat, diğeri işletme alanında mezun oldu.”
“SÜPÜRGELERİN KABLOLARIYLA İP ATLARDIK” Nurdan Tunaboylu ise çocukluk anılarını paylaşıyor: Süpürge kablolarıyla ip atladıkları günleri, babalarının onlara oyun malzemesi olarak süpürge kablolarını getirdiğini hatırladığını söylüyor. Küçük yaşlarda dükkana alışması, zamanla müşteriler tarafından da kabul gördü; “Kızlar bu işi yapabilir” denmesinin ardından 15 yıllık kariyerlerinde bu sektörde deneyim kazandılar.