Etçi ve sütçi ırkları için entegre üretim modeliyle yerli üretimi güçlendirin, ithalatı azaltın ve verimliliği artırın.
Yumaklı, süt arzında fazlalık olduğunu belirtirken aynı zamanda kırmızı ette ithalatı azaltmayı hedefleyen yeni bir projeyi anlattı. Proje kapsamında etçi ırk hayvan sayılarının artırılması ve yerli kaynaklardan et arzının yükseltilmesi amaçlanıyor. Sütçü ırkların yüksek damızlık niteliğini koruyarak bunların bir kısmını etçi ırk yavrulara dönüştürmeyi hedefliyoruz; böylece yerli üretimi güçlendirmek ve ithalata bağımlılığı azaltmak önceliklerimiz arasında.
Projenin temel amacı, süt üretiminin omurgasını oluşturan sütçü ırkları gen bankası gibi koruyup, soy kütüğüne kayıtlı olmayan ve sayısı yaklaşık 1 milyon olan dişi sütçü ırk hayvanını etçi ırklarla melezleyerek daha kaliteli ve verimli et üretimini sağlamaktır. Bu yolla üreticinin gelirini artırmak ve et arzını daha çok yerli kaynaklardan karşılamak hedeflenmektedir.
8 milyar TL kazanç potansiyeli projeye katılım isteğe bağlıdır. Elinde süt verimi istenilen düzeyde olmayan ya da mevcut sütçü hayvanını eti için besleyen yetiştirici, kendi isteğiyle projeye dahil olabilir. Suni tohumlama ile sütçü ırk hayvanına etçi ırk sperması kullanılması durumunda etçi ırk spermasıyla doğan her buzağıya ilave destek verilecektir. Bu adımlar sayesinde 2026’dan itibaren her yıl ortalama 200 bin baş hayvanı kendi üreticimizden karşılayacağız ve proje ile her yıl yaklaşık 8 milyar TL’nin ülkede kalması sağlanacaktır.
Yetiştirici ne kadar destek alacak? Bakanlıkça belirlenen damızlık üretimi dışındaki Holstein süt sığırı hayvanlarına etçi ırk sperması kullanan ve bundan yavru alan yetiştiricilere suni tohumlama desteği %50 fazla ödenecektir. Örneğin 2024 yılı için temel destek 1000 TL iken projeden buzağı elde edenler 1500 TL ek destek alacaktır. Cinsiyeti belirlenmiş erkek sperma kullanılırsa destek 2000 TL’ye çıkacaktır.
Dünyadan örnek Dünyanın pek çok ülkesi bu yaklaşımı uyguluyor. Örneğin Amerika Birleşik Devletleri’nde üretilen toplam kırmızı etin yaklaşık %23’ünün bu melez hayvanlardan elde edildiği belirtilmektedir.