Dijital dünyada ebeveyn rol modelleriyle güvenli çocuk inşa stratejileri: bilinçli paylaşım, sınır sogutucu yaklaşım ve güvenli çevrim içi alışkanlıklar.

Bir açıklamada bulunan Bakan Göktaş, dijital farkındalığın aileye başladığını vurguluyor. Çocuklarımız, bizi rol model olarak görür ve kendi alışkanlıklarımızı değiştirmeden onları korumak giderek zorlaşıyor. Ekranlar, pek çok güvenliğe dair sınırı artık gündelik yaşamımızın merkezine taşıyor; çocuklar dijital platformlarda karşılaştıkları risklerle gerçek hayatta da karşılaşma ihtimaliyle yüzleşiyorlar. Evlatlarımızı ekranın ardındaki geniş dünyada yalnız bırakmamak için evimizin güvenliğini dijital dünyaya da taşımalıyız.
KAPIMIZI KİLİTLEMEK YETMEZ ifadesiyle paylaştığı videoda, iki önemli noktaya dikkat çekti. İlk olarak, uzun süre ekran karşısında kalan ailelerde çocuklara ait mesajların etkili olması zorlaşabiliyor; “ekrana ara ver”, “oyna deme” veya “sosyal medyaya girmeyi bırak” gibi öneriler baskıyla karşılanabilir. Göktaş, çocukların davranışlarını şekillendiren asıl kaynağın aile olduğunu şu sözlerle belirtiyor: “Kendimizi dönüştürmeden onların dijital dünyadan korunması mümkün değil.”
İkinci olarak, kapıya gelen yabancıların güvenlik açısından altını çizdiği uyarıda, gerçek dünyada olduğu gibi dijital dünyada da tehlikelerle karşılaşmamak adına çocukları hiçbir zamanda güvensiz ortamlarda bırakmamak gerektiğini vurguladı. “Yasaklı maddeler, bahis, zorbalık ve istismar”—bu tür risklerle karşı karşıya kalabilecekleri her ortamı dışarıda tutmak gerekir.
Göktaş, yetişkinlerin yalnızca sokakta veya okulda değil, dijital alanda da çocukları koruması gerektiğini ifade ediyor. “Çünkü artık dijital dünya diye bir şey yok” diyen paylaşımında, dijital karşılaşmaların gerçekteki temaslarla doğrudan bağlantılı olduğunu belirtti. Çocuklarımızı onlara güvenli bir alan sağlamak suretiyle en iyi şekilde koruyabiliriz. Kapımızı kilitlemenin tek başına yeterli olmadığını, dijital dünyanın da güvenli hale getirilmesi gerektiğini vurguladı.