‘Arpa yiyen eşeğin saman yemez’ hikâyesi insanı gerçekten ürpertiyor. Geçmişini unutan olmasın muteber, olursa Rabbinden olur bihaber. Türkçede ‘öz-gür, özgürlük’ kelimesi, ‘öz’ (kendi) kökünden gelir. Özgürlük, özünü gürleştirmektir. Ancak bu kelimenin ‘gür’ kısmı her zaman özüne...
Kök; sabırdır. Kök; ahde vefadır. Kök; emaneti ehline vermektir. Hayatta bazı çöküşler gürültüyle olmaz. Ne siren çalar ne de alarm verir. Sadece fark edersin ki bir gün dal yeşermiyor. Yaprak soluk, meyve tatsız, gölge yok....
“Gel yıkalım şu Süleymaniye’yi desen iki kazma kürek iki de ırgat gerek. Hadi gel yapalım geri şunu desen bir Sinan gerek bir de Süleyman.“ Ve yine bir ayrıntı daha: Paketlenmiş gündemin üstünde nasıl kalınır? Gündemin altında...
Diploma bir kapı açar. Ama duruş, tarih yazar. Gençlik; sadece yaş meselesi değildir. Gençlik, taraf olma cesaretidir. Bir fikrin, bir davanın, bir idealin arkasında durabilme iradesidir. Bugün gençlere en çok ne öğretiliyor biliyor musunuz?...
Tarih bilinci neden bu kadar kritik? Kitap okuyanların ve/ya yazanların, okuduğu ve/ya yazdığı kitaplar kadar hayatları vardır. Okumayanların ve/ya yazmayanların tek bir hayatı vardır, sadece kendi zavallı hayatları. Mesele şirketlere gelmişken şu ayrıntıyı, gündemin...
Fakat istatistikçi Abraham Wald bu görüşe itiraz eder ve tam tersini söyler: “Zırhı, mermi deliklerinin olmadığı yerlere; motor ve kokpit kısmına koymalısınız.“ İnsanların algıları manipüle ediliyor; hakikati söyleyenler susturulurken hakikati gizleyenlerin, ters yüz edenlerin önü...
“Hayatın yükü yorarsa seni, yere çök; ama kimseye yaslanma.” Hayat, insana bazen bir dağ gibi yük biner; bazen bir cümleyle, bazen bir darbeyle, bazen de bir sessizlikle çöker üzerine. Her insanın bir kırılma ânı vardır....
Dün, vazgeçilmez sandıklarımız bugün hafif bir eşya gibi taşınıyor. Sığdığımız Yer, Sığındığımız Yer! … İnsan bazen bir manzaranın önünde durur, hayatın bütün gürültüsü bir anda susar. Dünya dediğimiz şu büyük hengâme, aslında küçücük bir hakikatin...
Anne babaların en büyük hatası, en büyük hatanın kendilerinde olduğunu düşünmeleridir! Hâlbuki anne babalar, olayın sadece bir tarafıdır. İyi bir okur ve yazar olmak, iyi bir öğrenen ve iyi bir öğreten olmak, iyi bir insan...
Dili susar, kalbi konuşur; bir cümlesi omuz olur, bir bakışı sığınak… Bazen bir insan çıkar karşına… Ne hesap kitabın içindedir ne menfaatin. Sadece seni anlar. Dili susar, kalbi konuşur; bir cümlesi omuz olur, bir...
Çünkü bu milletin hikâyesini tamamlamak, yalnızca geçmişin bir hatırası değil, geleceğin bir sözüdür. … Bazı cümleler vardır ya, insanın içine bir anda otağ kurar. Ne zamana yenilir ne mekâna sığar ne de gönülden silinir. “Bu...
Sadece Allah’a güven; zorlukları fırsata çevir, geçmişle oyalanmadan geleceğini taş üstüne taş koyarak inşa et ve değerini kendi emeğinle ortaya koy. Bir tabela önünde fotoğraf çektirmek marifet mi acaba? Bazı insanlar...
Çayın dumanı yükseldikçe huzur da yükselir. Bir evde akşam çayı demleniyorsa, orada hayat usulca toparlanmış demektir. Günün telaşı kapının dışına bırakılmış, koşuşturmanın tozu alınmış, ruhun üstü başı silkelenmiştir. O çay kokusu var ya… Evin duvarlarını...
Cemil Meriç şöyle der: “Bugün ayak takımı kahramana değil, maskaraya alkış tutuyor.” Bir profesör bir öğrenciyi kürsüye çağırıp, önce kürsüde dersi anlattırmış. Sonra sandalyenin üzerine çıkıp anlatmasını istemiş. Sonra da sandalyenin üzerine bir tabure koyup taburenin...
Kırıldığın yerden hikmet sızar, yıkıldığın yerden güç doğar. Ey gönül… Sana bir çift sözüm var: Artık koşma, yavaşla! Koştun da ne oldu? Yetişmek istediklerine yetişemedin, kaçmak istediklerinden de kaçamadın. Sadece yoruldun… Hem de en çok kendinden....
Vatanımda üç üniversite varken aydınlıklar vardı, şimdi 150 üniversite ile karanlıklar… Nedim Çakmak, bir idealistin yedi yıllık muhasebesini yapıyordu. İstifa mektubunu, meslekten değil, “bu düzenden soğudum” diyerek Müdür Bey’in titrek ellerine bıraktığında, ne yorgun ne de öfkeliydi; sadece...
Büyük Valimiz’ Recep Yazıcıoğlu: ‘Benim yönetimim altında olmaz, olamaz.‘ ‘Ne olacak yani? Çocuk oraya gidemiyorsa okul buraya gelir!‘ Ve dünyada en çok konuşulan konu eğitim! Fakat bizdeki en büyük sorun şu: Veliler...
Dünya kirlendi, sanal gürültüde gerçek sesler boğuldu. İnsanlar, ekranların arkasında gizlenmiş günahkâr yalnızlıklar yaşıyor. Ne çok âlemin içindeyiz… Yoksa o âlemler, varlığımızın ve benliğimizin sınırlarını mı çiziyor? Bu dijital çağın girdabında, yerini yurdunu kaybetmiş divaneler...
Sitemizde daha iyi hizmet sunulabilmesi için çerezler (cookies) kullanılmaktadır. Çerezler hakkında detaylı bilgi için Gizlilik sayfasını inceleyebilirsiniz. Sitemizi kullanmaya devam etmeniz halinde çerezleri (cookies) kabul etmiş olursunuz.