Bingöl’de 50 milyon yıllık fosil keşfiyle Deniz Yaşamının izleri gün yüzüne çıkıyor. Geçmişin derinliklerine yolculuk.

Şaban köyü çevresindeki dağlık alanda uzun süredir süren geziler sonucunda, taş çökeltileri arasındaki kalıntılar dikkat çekti. Başlarda sıradan gibi görünen bu parçaların incelemeye alınmasıyla, midye ve deniz yıldızı benzeri çeşitli kabuklulara rastlandığı anlaşıldı. Köy sakinlerinin yıllardır fark ettiği bu fosil izlerinin tarihini ortaya koymak amacıyla Butasım ve ekibi, örnekleri üniversiteye taşıdı ve yerbilim uzmanlarıyla görüştü.
Laboratuvar çalışmalarına göre, kalıntıların yaklaşık 50 milyon yıl öncesine ait sıcak ve sığ denizlerin canlılarına ait fosiller olduğu belirlendi. Bölgedeki araştırmada yer alan akademisyenler, mercanlar ile kabukluların izini sürmek üzere alanı derinlemesine inceledi. Alanda bulunan fosilleşmiş materyallerin laboratuvar ortamında daha ayrıntılı analize tabi tutulacağı açıklandı.
FOSİLLERİN İNCELENMESİYLE DENİZİN YAŞININ ORTAYA KOYULMASI başlığı altında konuşan Dr. Kenan Akbayram, Bingöl’ün zengin doğal kaynakları ve jeolojik geçmişiyle dikkat çektiğini belirtti. Araştırmalar sırasında bölgede eski denizlerin varlığını kanıtlayan mercan resifleri ve çeşitli kabukluların fosillerinin bulunduğunu ifade eden Akbayram, bu fosillerin büyüklüklerinin de şaşırtıcı olduğunu kaydetti. Deneyimlerini paylaşan uzmanlar, bölgede çok sayıda korunmuş deniz canlısını ortaya çıkaran fosil oluşumlarının oluştuğunu dile getirdi.
Akbayram, ayrıca şu anki çalışmanın bir sonraki aşamasında yaz mevsiminde daha ayrıntılı bir inceleme yapacaklarını ve daha farklı türlerde fosil bulma olasılığını vurguladı. Günümüzden yaklaşık 50 milyon yıl öncesine ait olan mercan fosilleri ile kabukluların bulunuşu, bu bölgenin denizle kaplı geçmişine işaret ediyor. Türkiye’nin geçmişteki denizlerle çevrili coğrafyası, Doğu Anadolu’nun karbonat yatakları ve jeolojik süreçler, bölgedeki dağ oluşumlarıyla birleşerek fosil kayıtlarını oluşturan ana etkenler olarak öne çıkıyor.
“Denizlerin geçmişini aydınlatacak fosillerin laboratuvar analizleriyle gün yüzüne çıkması için çalışmalarımız devam edecek,” diyen Akbayram, bölgenin jeopark ya da sit alanı olarak ilan edilmesi talebini de gündeme taşıdı. Yaz döneminde yapılacak ek çalışmalarla, gençler için bilimsel etkinliklerin çoğalacağı ve geçmişin 50 milyon yıllık bir d yapılabilirliğinin daha net görüleceği ifade edildi.