Antalya’da tehlikeli atık geri kazanımında dolandırıcılık olayını ve polis operasyonunu ayrıntılı şekilde inceleyen haber niteliğinde derinlemesine bir özet.

İzmir’de lisanslı tehlikeli atık geri kazanım işi yapan Nesimi Üzar, kimyasal atık alımı için Antalya’ya geldiğinde dolandırıcılık mağduru oldu. Görüşme sırasında yaklaşık 38 bin Euro’su alınan Üzar, durumu derhal polise bildirdi. Antalya Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin yürüttüğü soruşturma sonucunda şüpheliler kısa sürede tespit edilerek taraflar arasında uzlaşma sağlandı ve Üzar parasına kavuştu. Tutukluluk hâli ise dosya kapsamında devam ediyor.
“DÖVİZ BÜROSUNA GÖTÜRME BAHANESİYLE PARAYI ALDILAR” Yüksek Kimya Mühendisi Üzar, Antalya’daki görüşmenin kimyasal atık ticareti çerçevesinde yapıldığını ve bazı kişilerin atık alımı konusunda pazarlık yürüttüğünü aktardı. Atıkların lisanslı araçlarla taşınması gerektiğini ifade eden Üzar, tonajın net olmaması nedeniyle yanlarında bir miktar fazla para bulundurduklarını belirtti: “Tonaj belli olmadığı için bazı variller dolu, bazıları boş olabiliyor. Bu yüzden yanında yaklaşık 38 bin euro vardı. ‘Bu para bankadan gelmeyecekse kontrol edelim’ diyerek döviz bürosuna götürmek bahanesiyle parayı aldılar.”
KARAKOLA GİDEREK DURUMU ANLATTI Olayın ardından hızla Yeni Mahalle Karakolu’na giderek durumu polis ekiplerine aktardığını söyleyen Üzar, aracı kendisinin yanında olmadığından mağduriyet yaşadığını belirtti. Polisler kendisini Antalya Emniyet Müdürlüğü Yankesicilik ve Dolandırıcılık Büro Amirliği’ne götürdü ve olayın hızlı ilerlemesini sağladı.
KAMERA KAYITLARI İNCELENDİ, ŞÜPHELİLER TESPİT EDİLDİ Emniyetteki ifadesinin ardından ekipler, Üzar’ın gösterdiği adreste kamera kayıtlarını incelemeye başladı. Kısa süre içinde deliller toplandı ve görüntülerden çıkarılan fotoğraflar tarafına gösterildi. Şüphelilerin kimlikleri belirlenerek soruşturma hız kazandı.
DELİLLER TOPLANDI, SAVCILIĞA GÖNDERİLDİ Toplanan deliller dosya haline getirilerek Cumhuriyet Başsavcılığı’na intikal etti. Şüphelilerin adli sicil durumları da değerlendirilerek yargı süreci yürütüldü ve sonunda şüpheliler tutuklandı. Üzar ise taraflar arasında uzlaşma sağlayarak parasını geri aldı; fail sayısının devam eden tutukluluk hali nedeniyle adli süreç sürüyor.
Üzar, 38 bin Euro’nun şirketi için çok büyük bir sermaye olduğunu vurgulayarak, bu paranın kaybının sadece kendi işine değil, iş yeri ve çalışanlarına da etkileyebileceğini ifade etti. Dolandırıcılığın yarattığı riskin sadece kendisini değil, sektörde faaliyet gösteren diğer işletmeleri de olumsuz etkilediğini belirtti.
TOPLUMA KARŞI SORUMLULUK Şüphelilerin başka kişileri de mağdur etmiş olabileceğini öğrenen Üzar, emniyet güçlerinin toplum yararına önemli bir görevi yerine getirdiğini belirtti. Antalya Emniyet Müdürlüğü personeline teşekkür eden Üzar, dolandırıcıların toplumdan ayıklanmasının ne kadar önemli olduğunu vurguladı. Emniyetin hızlı ve ciddi yaklaşımının mağduriyetin giderilmesini sağladığını ifade etti.