Akdeniz diyetinin sağlıklı yaşam alışkanlıklarıyla diyabet üzerindeki etkisini keşfedin; egzersiz ve kalori kontrolünün kilit rolünü öğrenin.
Bir grup çalışmada yaklaşık 5 bin kişinin, altı yıl boyunca izlenmesiyle elde edilen bulgular, Akdeniz tipi diyetin tek başına yeterli olmadığını gösteriyor. Ancak bu diyetin, düzenli egzersiz ve kalori kısıtlaması ile desteklendiğinde diyabet riskini önemli ölçüde düşürdüğü kaydedildi. Navarra Üniversitesi’nden Prof. Miguel Martínez-González, sonuçları halk sağlığı açısından net ve ölçülebilir faydalar olarak nitelendirirken, Harvard Üniversitesi’nden Prof. Frank Hu ise sürdürülebilir yaşam tarzı değişikliklerinin milyonlarca yeni vakayı önleyebileceğini belirtti.
Akdeniz tipi beslenme çalışmasında katılımcıların yarısı sadece Akdeniz tipi diyet uygularken, diğer yarı ise diyetini günlük yaklaşık 600 kalorilik ilavelerle sınırlama, orta düzeyde egzersiz ve profesyonel destekle birleştirdi. Altı yıl sonunda ikinci grupta hem kilo kaybı hem de bel çevresinde küçülme görüldü. Araştırmacılar, Akdeniz diyetinin tek başına en güçlü etkiyi göstermediğini, sağlıklı yaşam alışkanlıklarıyla birlikte daha etkili olduğunu vurguluyorlar. Acıbadem Üniversitesi Diyabet Uygulama ve Araştırma Merkezi’nden Dr. Ferhat Çetin, sonuçları şu sözlerle özetledi:
“Şehir hayatında besin çeşitliliğine ulaşmak bazen zor oluyor. Her öğünde büyük bir tabak salata ile başlanması ve öğüne çorba, makarna veya sandviç yerine besleyici seçeneklerin dahil edilmesi, Akdeniz diyetinin etkisini artırıyor. Haftada 150-250 dakika düzenli egzersiz yapan kişilerde metabolik değerlerde belirgin düzelmeler gözleniyor. Obezite ve diyabet tedavisi kişiye özel planlama ve ekip çalışması gerektirir. Moda diyetler yerine, bilimsel kanıtlarla desteklenen yöntemler en güvenilir yol.”
Egsersiz çok önemli olarak vurgulanan bir diğer görüş ise Genel Cerrahi ve Obezite Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Alper Öztürk’ten geldi. Kendisi, düzenli egzersiz ve kalori sınırlamasının diyabeti önlemedeki önemini şu sözlerle açıkladı: “Kaslar çalıştıkça kan şekeri düşer, karaciğer yağlanması azalır ve insülin hassasiyeti artar. Düzenli takip motivasyonu güçlendirir ve program uyumunu kolaylaştırır. Kalori açığı oluştururken doygunluk hissi sağlamak ve besinlerin kalori değerlerini düşürmek başarının anahtarıdır.”