Adana’da boşanma süreciyle ilgili Ayça Yıldırım’ın zorlukları ve iddialarını mercek altına alan kapsamlı analiz. Ayrıntılar ve gelişmeler için tıklayın.

Adana’da yaşayan hemşire Ayça Yıldırım (50), 26 yıl önce S.Y. (60) ile evlendi ve bu birlikten bir çocukları dünyaya geldi. İlk evlilik 2016’da anlaşmazlık nedeniyle son buldu, ardından çift yeniden nikah kıydı ve 2019’da bir kez daha birleşti. 6 Şubat depremlerinin ardından çift arasındaki anlaşmazlıklar büyüdü; her ikisi de ayrı adreslerde yaşamaya başladı. 2025’in başında Ayça Yıldırım, Adana 4. Aile Mahkemesi’ne boşanma talebiyle başvuru yaptı.
Boşanma Davasının Ardındaki Zorluklar Süreç ilerledikçe Yıldırım’ın hayatında talihsiz olaylar peş peşe geldi. Aracına yönelik gasp girişiminden sonra, Yıldırım’ın Kurttepe Mahallesi’ndeki evine giren eşinin kardeşi ve yeğeni sık sık kapıyı çalıp içeri girdi; eşyalarını taşıdı ve bu durum Yıldırım’ı ciddi şekilde sarsdı. Eşine karşı uzaklaştırma kararı alınmasına rağmen, S.Y.’nin ikametgâh gösterdiği adres nedeniyle Yıldırım, kendi evine dahi giremez hale geldi.
Gözlemlenen Şiddet ve İddialar Yaşananlar arasında Ayça Yıldırım, eşinin kendisini darp ettiğini ve zaman zaman kaçırdığını ileri sürdü. Bu süreçte davanın normal bir hukuki süreç olarak devam edeceğini düşünüyordu; ancak fiziksel ve psikolojik baskının arttığı bir tablo ortaya çıktı. Yıldırım, artık pes etmeme gerektiğini vurgulayarak, sahip olduğu her şeyi korumak zorunda olduğuna inandığını belirtti. Boşanma sürecinin başladığında bile S.Y.’nin ikametgahını kendi evine çevirmeye çalıştığını ifade etti.
“Sahte Sözleşmeler ve Güvencesizlik Evine defalarca girildiğini belirten Yıldırım, bu hareketlerin kanunda açık bir cezai yaptırım içermediğini söyledi. Nikah nedeniyle güven sarsıcı görünen bu durumun normalleşmesini istemediğini aktardı. “Burası benim evim; ben bile bu eve giremez oldum” diyerek yaşadığı güvensizliği dile getirdi. S.Y.’nin yeğeni ve kız kardeşinin, 3 bin TL karşılığında bu evi kiraya verdiği yönünde sahte bir sözleşme sunduklarını öne sürdü.
Özgürlüğün Bedeli Ayça Yıldırım, boşanma dışında başka bir amacı olmadığını belirtti. Her seferinde adliyede ya da karakolda süreçler lehlerine dönüyormuş gibi görünse de, artık kaçırılma riski ve elektronik kelepçenin varlığı korkusunu artırıyor. “Özgürlüğün bedeli 1 ay mı?” diyerek haykırdı; Keşke süreçler daha adil ve hızlı ilerleyebilseydi, dedi.