Türkiye-Filistin dayanışması ve uluslararası yaklaşımlara dair yeni perspektifler: barış, hukuk ve diyalog odaklı kapsamlı bir analiz.
Mehmet Özel’in Genel Kurul’da yaptığı konuşmada Türkiye’nin bölgesel politikaları ve Filistin’e yönelik insani yardım konuları genişçe tartışıldı. İsrail’in iki temel planına karşı Türkiye’nin bir yaptırım unsuru olması gerektiği savunuldu; Gazze’nin tam anlamıyla boşaltılması ve Doğu Kudüs ile Batı Şeria’nın bağlantısının koparılması hedefleri eleştirilirken, bunun karşısında Türkiye’nin söz ve ağırlık koyması gerektiği vurgulandı.
‘Yunan tezine karşı net duruş’ konusunda ise, geçmişte zafer kazanan orduların yeniden siyaset arenasında kendini gösteren bir partiyle ilişkisine dikkat çekildi. Konuşmada, Kurtlar Vadisi müzikleriyle derin devlet izlenimi vermeye çalışıldığı eleştirilerek, böyle bir yaklaşımın politik zeminde karşılık bulmaması gerektiği ifade edildi.
Uluslararası yardım konusuna gelince, Kanada, Singapur, Belçika, Mısır, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri, Fransa, Almanya, İspanya, İtalya ve Endonezya’nın insani yardımları kara yoluyla ulaşamayınca havadan iletildiği bir bağlamda, Türkiye’nin bu alanda gerekli siyasi kararı Meclis’in çalışmasıyla alması gerektiği dile getirildi. Meclis’in ortak kararıyla Filistin’e yardım için Türk Hava Kuvvetleri’nin talimatlandırılması konusunda bir siyasi karar çıkması gerektiği vurgulandı.
‘BİZİMKİLER’ DİYEBİLMEK için bugünlere bakıldığında, Kıbrıs’ta ve Filistin’deki çocukların güvenliğiyle ilgili somut adımların atılması gerektiği ifade edildi. Aslında amaç, yalnızca yardım gönderimiyle sınırlı kalmamalı; mama, su, un, ekmek gibi temel ihtiyaçların ulaştırılmasıyla insanların psikolojik olarak da yalnız olmadığını hissettirmek önemlidir.
Netanyahu ile ilişkiler ve Meclis kararı bağlamında ise şu açıklama öne çıktı: Eğer Türkiye, Filistin’e destek için bütün Meclis’in mutabakatıyla yasaların teklifi ve haftanın tüm günlerinde çalışmalar kararı alırsa, bu durum karşısında Netanyahu’nun gündelik kaygılarının değişebileceği belirtildi. Ancak bu yaklaşım, Netanyahu’nun içerdeki dengeyi koruma isteğini değiştirmez nitelikte olarak değerlendirildi.
Toplantı sırasında dış politikadaki işaretlerin yanı sıra parti liderleri arasındaki temaslar da dikkat çekti. Bahçeli ile Özel’in tokalaşması ve salonda bulunan diğer liderlerin toplu olarak selamlaşması, siyasi göstergeler açısından bir aradalığı simgeledi. Ancak Bahçeli’nin ve diğer bazı liderlerin arasındaki iletişimin bazı noktalarda soğuk kaldığı görüldü. Durum, parti örgütlenmeleri ve milletvekili çalışmalarıyla ilişkilendirildi.