Taş tepeler ve Sayburç’un Neolitik izlerinden güncel anlatıya yolculuk: geçmişin sırlarıyla şekillenen bugünün hikayesi.

Günümüzde Şanlıurfa bölgesinde Taş Tepeler Projesi’nin beş yıllık aşaması kapsamında sayısız tepe kazı çalışmaları sürmekte. Şu anda 12 tepede çalışmalar yürütülüyor ve Göbeklitepe benzeri yerleşim izleri taşıyan yapılar ile henüz kazılmayan alanlarda keşifler devam ediyor. Sayburç da Neolitik döneme ait önemli buluntular arasındaki yerini koruyor ve bu yılki Bilgilendirme Toplantısı’nda kazı alanında bulunan yeni eserler dikkat çekti.
Bu yıl Sayburç kazısında sergilenmeye başlanan ağız dikili insan heykeli, bölgenin eski ritüellerini aydınlatan önemli bir kaynak olarak öne çıktı. Heykel hakkında konuşan Kazı Başkanı Doç. Dr. Eylem Özdoğan, heykenin yakınında büyük bir kamusal yapı için tasarlanmış olabileceğini belirtti. Tam halinin yaklaşık 1 metreyi aştığını düşünürken, alt kısmının henüz ortaya çıkmadığını, yüz ve kaburgalarda dikkat çekici izler bulunduğunu ifade etti.
Özdoğan, bu dönemin cenaze geleneklerinin zenginliğine vurgu yaparak bazı toplumlarda yeni ve ölümle ilgili ritüeller için ağzın dikildiğini açıkladı. Ancak iskeletlerde kesin bir kanıt bulunamadığını da sözlerine ekledi. Taş Tepeler’deki heykellerin uzuvları belirgin bir şekilde vurgulanırken, ölüm temasının bu eserlerde sıkça görüldüğü ifade ediliyor.
Birçok toplumda dudakların dikilmesi geleneğinin, ölülerin büyücünün sözlerine yanıt vermemesini sağlama amacıyla uygulandığı düşünülüyor. Büyücünün ölüyi diriltip “zombi köle” hâline getirebilmesi için çağrılara yanıt verilmesini istemediği inancı, dudakların kapatılmasıyla engellenmeye çalışılır. Bu bağlamda, Sayburç ve Taş Tepeler koleksiyonundaki buluntular, eski ritüellerin izlerini gün yüzüne çıkarmada önemli bir role sahip.