DOLAR
41,1402
EURO
48,0769
ALTIN
4.563,13
BIST
11.288,05
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
29°C
İstanbul
29°C
Az Bulutlu
Pazar Açık
33°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
30°C
Salı Açık
31°C
Çarşamba Açık
31°C

Marmara Denizi’nde Avrasya su samuru görülmesi: ekolojik uyarı ve yerel direnç göstergesi

Marmara Denizi’nde Avrasya su samuru gözlemi ekolojik uyarı: deniz ekosisteminde yerel direnç göstergesi ve korunmanın önemi vurgulanıyor.

Marmara Denizi’nde Avrasya su samuru görülmesi: ekolojik uyarı ve yerel direnç göstergesi
30.08.2025 14:08
A+
A-

Temiz su ve bol oksijenli habitatları tercih eden Avrasya su samurunun (Lutra lutra) Marmara Denizi’nde iki yıl üst üste görüntülenmesi ekosistem sağlığı açısından umut verirken, yaşam alanı kaybı konusunda da dikkat çekiyor. Geçen yıl Silivri kıyıları, bu yıl ise Tekirdağ kıyıları boyunca görülen bu tür, Marmara Denizi gibi kirlilik ve oksijensizlik sorunları yaşayan bir denizde bile varlığını sürdürebildiğini gösteriyor.

Avrasya su samuru, yaşam döngüsü, beslenme alışkanlıkları ve habitat tercihleri bakımından çok seçici bir memeli olarak öne çıkıyor. Genellikle yalnız yaşasa da dişiler yavrularıyla uzun süre birlikte kalır; yılda 1 ile 4 yavru doğururlar ve yavrular yaklaşık bir yıl annelerine bağımlı kalır. Bu nedenle popülasyon artışları yavaş ilerler ve habitat bozulmalarına karşı hassasiyetleri yüksektir.

Çiçek, türün uzun ve ince yapılı, kahverengi sırtlı ve krem karınlı bir görünüşe sahip olduğunu, tatlı su ve kıyı habitatlarında yaşadığını belirterek temel besin kaynağının balıklar olduğunu ancak farklı canlılarla da beslendiğini ifade etti. Ayrıca ekolojik duyarlılığı nedeniyle su samurunun korunması gereken bir tür olduğunun altını çizdi.

Ekosistem hizmetleri açısından bu türün varlığı, bulunduğu alanın su kalitesi, oksijen seviyesi ve biyolojik çeşitliliği hakkında önemli ipuçları sunar. Gösterge tür olarak, temiz, bol balıklı ve bozulmamış alanlarda yaşayabilirler ve av-avcı ilişkilerini dengeleyerek habitatın doğal düzeninin sürdürülmesine katkı sağlar. Bu nedenle Avrasya su samuru, yaşadığı ekosistemin sağlığını yansıtan bir gösterge olarak değerlendirilmektedir.

Yerel ekolojik direnç göstergesi mi? Marmara Denizi için bir uyarı

Çiçek: Avrupa’nın pek çok bölgesinde 20. yüzyılda popülasyonlarının çökmesi, sucul ekosistemlerin kimyasal kirliliğine bağlı olarak açıklanabilir. Marmara Denizi gibi kirlilik düzeyi yüksek alanlarda görülebilmesi, tek başına iyi ya da kötü olarak nitelendirilemez; bazı bölgelerde yerel balık popülasyonlarının ve temiz tatlı su girişlerinin sürdüğünü gösteren bir işaret olabilir. Bu bakış açısıyla bölgede yerel düzeyde bir ekolojik direnç göstergesi olarak değerlendirilebilir.

Ancak Marmara’daki müsilaj sorunu balık popülasyonlarını azaltırken oksijen girişini engelliyor; bu da su samurunun beslenme, solunum ve kürk bakımı gibi yaşam fonksiyonlarını olumsuz etkiliyor ve ciddi bir alarm durumu yaratıyor. Bu bağlamda, türün bölgede gözlemlenmesi yalnızca olumlu bir işaret değildir; mevcut bozulmaların habercisi de olabilir.

Bir yandan fırsat, bir yandan habitat kaybı mı?

Geçen yıl Silivri kıyılarında tekrar görülen bu türün tesadüfi olmadığını düşünen uzmanlar, mevcut uygunluklar devam ettiği sürece bu türün bölgede kalıcı olabileceğini ifade ediyor. Eğer su kalitesi, balık yoğunluğu ve saklanma alanları sürdürülürse, yerel koruma planlarının parçası haline getirilmesi önemli bir adım olur. Ancak bölgedeki iç yataklarda habitat kalitesinin düşmesi ve nehir-göl sistemlerinde besin ya da barınma imkanlarının azalması, su samurunun alternatif yaşam alanları aramasına yol açabilir.

Tekrar eden gözlemler, korunması gereken bölgenin işareti olduğundan hem bir fırsat hem de yaşam alanı kaybının sinyali olarak görülebilir. En doğru yaklaşım, bölgede düzenli popülasyon izleme çalışmalarını başlatmak ve mevsimsel olarak su kalitesini takip etmek olacaktır.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.