Kelebek Bulutsusu’nun yeni görüntüsüyle Gemini South’ın 25. yılı kutlanıyor: Çarpıcı ayrıntılar ve şaşırtıcı keşifler bu makalede.

Şili’deki Gemini South teleskobu, gökyüzünün en tanınmış gezegenimsi bulutsularından biri olan Kelebek Bulutsusu’nun yeni, etkileyici bir fotoğrafını paylaştı. Uluslararası Gemini Gözlemevi’nin bu özel görüntüsü, bulutsunun karmaşık yapısını ve gaz akımlarının hızlı çarpışmasının oluşturduğu zarif desenleri bir kez daha gözler önüne seriyor.
Gezegenimsi bulutsular nedir? Bu adla anılan yapılar, adlarına karşın gezegenlerle hiçbir ilgisi olmayan, ömrünün son aşamasına gelmiş yıldızların dış katmanlarını geride bırakarak uzaya savurmasıyla oluşan parlak gaz kabuklarıdır. Başta gezegenlere benzediği için bu ad verilmiş olsa da gerçekte kozmik izler olarak kabul edilirler. M57 (Halka Bulutsusu) gibi örnekler amatör astronomların gözdesi olmaya devam eder.
Kelebek Bulutsusu ise bu sınıfın en dramatik örneklerinden biridir. Hubble’ın 2020 yılında yakaladığı ikonik görüntünün hafızalarda yer ettiği sırada, Gemini South’un son karesi bulutsuyu bambaşka bir bakış açısıyla gösteriyor. Bulutsu yaklaşık 2.500–3.800 ışık yılı uzaklıkta bulunuyor ve Güneş’e benzer kütlede bir yıldızın ölümüyle ortaya çıkmıştır.
Yaklaşık 2.000 yıl önce ölüm sürecine giren yıldız, genişleyerek Güneş’in yaklaşık 1.000 katı boyuta ulaştığında dış katmanlarını uzaya savurdu. Ekvator düzlemindeki gaz yığını daha yavaş hareket ederken, bu yönden fışkıran materyal kanat benzeri loblar halinde günümüzde gördüğümüz yapıları oluşturdu. Sonrasında yaşanan hızlı rüzgarlar, bu gaz akımlarına saatte yaklaşık 3 milyon kilometre hızında çarparak tüy benzeri dokular, sütunlar ve heykelsi kıvrımların meydana gelmesini tetikledi. Merkezden yayılan yoğun ışınım ise çevredeki hidrojen, azot ve oksijeni 20.000°C’nin üzerinde ısıtarak canlı renkleri ortaya çıkarır.
Bu güçlü kare, Uluslararası Gemini Gözlemevi’nin 25. yıl dönümüne özel olarak yayımlandı. Görüntü, Şili’deki öğrencilerin seçimiyle NOIRLab’ın “First Light Anniversary Image Contest” programı kapsamında işlenmiş olup, teleskobun 8.1 metrelik ana ışın kırınımından elde edilmiş bilimsel kalite standartlarına uygun olarak üretildi. Böylelikle evrendeki güzelliklerin bir kez daha izleyiciyle buluşması sağlandı.