Türkiye’de dijital şiddetin görünmeyen etkileri: kadınlar üzerindeki sosyal, psikolojik ve toplumsal sonuçlarıyla kapsamlı bir analiz.

Dijital ortamlar üzerinden ilerleyen taciz, derin sahte görüntüler ve konum takibi gibi uygulamalar, kadınlar arasında en hızla yayılan ve görünürlükten yoksun kalan bir şiddet biçimi olarak öne çıkıyor. Bu tür davranışlar, teknoloji destekli cinsiyete dayalı şiddet kapsamına girerek bilgi iletişim teknolojilerinin kullanımıyla doğrudan veya dolaylı zarar verme eylemlerini kapsıyor.
Türkiye’de dijital şiddet oranları, küresel eğilimlerden oldukça farklı bir tablo sunuyor. Global ölçekte dijital şiddetin görülme oranı değişkenlik göstermekle birlikte, bazı kaynaklar kadınların karşılaşılan oranlarını yüksek olarak bildiriyor. Türkiye özelinde, gözlemler kadınların üçte ikiye yakınının dijital alanda şiddete maruz kaldığını gösteriyor. UNFPA destekli Türkiye’de Dijital Şiddet Araştırması ise taciz içerikli mesajlar alanların ve ısrarlı takibe maruz kalanların oranlarının kayda değer düzeyde olduğunu ortaya koyuyor.
Genç kadınlar ve kız çocukları için riskler giderek ağırlaşıyor: İnternet kullanan gençlerin önemli bir kısmı online şiddete maruz kalırken, bazı yaş gruplarında bu risk daha da yoğunlaşıyor. Özellikle 18-29 yaş aralığı, en yüksek risk altında olan grup olarak öne çıkıyor. 15-25 yaş arasındaki gençlerin büyük bir bölümü dijital şiddet tecrübelerine sahip oluyor ve birden çok şiddet türüne aynı anda maruz kalabiliyor.
Lider kadınlar hedefte Olgusu, kamusal alanda görünürlüğü yüksek olan kadınlar üzerinden daha belirgin bir biçimde kendini gösteriyor. Çeşitli raporlar, kadın gazetecilerin, kadın siyasetçilerin ve parlamenterlerin çevrim içi tacize maruz kaldığını gösteriyor; bu durum, diğer kadınların siyasete katılımını caydırıcı bir etki yaratıyor.
Neden daha yıkıcı? Dijital şiddetin karakteristik özellikleri şu şekilde özetlenebilir: anonimlik, dünyanın her yerinden ve uzaktan uygulanabilirlik, düşük maliyet ve kolay ulaşılabilirlik, içeriklerin hızla çoğalması, yüksek cezalandırılmama riski, otomasyona açıklık, organize saldırılara uygunluk ve verilerin kalıcılığı.
Yapay zekâ saldırıları giderek yaygınlaşıyor ve yeni boyutlar ekliyor. Sensity AI gibi veriler, sahte içeriklerin büyük çoğunluğunun rızaya dayalı olmayan görüntülerden oluştuğunu ve hedeflerin büyük kısmının kadınlar olduğunu gösteriyor. Kadın düşmanı çevrimiçi topluluklar da bu saldırıları güçlendiriyor. Erkeklerin kadın düşmanı söylemleri etrafında örgütlenmesi, bu tür içeriklerin normalleşmesine katkı sunuyor. 2022’de dijital şiddet içeriklerinde önceki yıla göre önemli bir artış kaydedildi.
Hangi platformlarda daha çok rastlanıyor? Türkiye’de en sık karşılaşılan platformlar sırasıyla Instagram, Facebook ve X (eski adıyla Twitter olarak öne çıkıyor). En riskli grup ise 18-29 yaş aralığı olarak belirleniyor.
Dijital şiddeti kimler uyguluyor? Fiilin çoğunluğunu kimliği belirsiz veya çevrimiçi olarak tanınabilir kişiler oluşturuyor. Bununla birlikte şiddetin yaklaşık üçte biri kadınların sosyal çevresinden geliyor; partnerler, aile üyeleri ve iş arkadaşları da bu davranışların önemli bir kısmını oluşturuyor.