“Ya Rabbi, bugün yaşadığım her sözü, her düşünceyi ve her duyguyu sana emanet ediyorum…” Her yeni gün, bize Allah’ın lütfettiği tertemiz bir sayfa. Ancak ne yazık ki, günlerimizi dolduran telaş, kavga, hırs ve kırgınlıklar o sayfanın...
Sahi siz babanızdan, dedelerinizden, yakın ve uzak akrabalarınızın erkelerinden ne miras aldınız ve çocuğunuza ne miras bırakıyorsunuz? Babalık kavramı ne eş ne anne baba ne akrabalar ne de toplum ne medya tarafından zedelenmemedir. ...
Asıl zafer, çocuklarımızın zihinlerinde ve gönüllerinde kazanılacaktır. “Bugün milyonlarca öğrenci yeni bir eğitim yolculuğuna başlıyor.” Yeni eğitim öğretim yılımız hayırlı olsun. Bazen uzaklara dalarım. Çocukluğumun ilkokul yılları gelir gözümün önüne. Tebeşirin tahtada bıraktığı iz, öğretmenin...
Neden eğitim camiası, akademisyenler, sendikalar, veliler ve hatta öğrenciler, bu meseleye kulak tıkıyor? Bu millet neden sessiz? Ülkenin geleceğini belirleyen en büyük sermaye ne yeraltı zenginlikleridir ne de coğrafi konumudur; en büyük sermaye, iyi yetişmiş insan...
Bu yazıda biz, hikâyenizin bir parçasıyız, sadece bir parça. Siz, çok daha fazlasısınız. Hikayeniz henüz bitmedi, devam ediyor; hikayeniz asıl şimdi başlıyor. Mesela ilişkilerinde sürekli onay arayacaktır! Bir çocuk şartsız sevilmek ve kabul görmek...
Çünkü asıl mesele, 12 yıl boyunca sınıf sıralarında oturmak değil; o yılları, geleceğe ışık tutacak şekilde değerlendirebilmektir. Esnek ve Nitelikli Bir Yol! Bugün hepimizin üzerinde düşünmesi gereken bir gerçek var: Eğitim, sadece yılların sayısıyla...
Oysa hayatın anlamı; temiz defterlerde değil, lekeli sayfalarda gizli. Ömrün kıyısında fark edilen hayat!.. Hayat, çoğu zaman farkına varmadan elimizden kayıp giden bir nehir gibi… Koşuyoruz, yetişiyoruz, plan yapıyoruz, kusursuz olmaya uğraşıyoruz. Ama dönüp baktığımızda aslında...
Siz annenizden, ninelerinizden, yakın ve uzak akrabalarınızın kadınlarından ne miras aldınız ve çocuğunuza ne miras bırakıyorsunuz? Annesinin gözlerinde varlığının yansımasını göremeyen bir çocuk, eğer iyi birine rast gelemezse, hayatı boyunca varlığını yansıtacak aynayı başkalarının gözlerinde...
“Bu dünya hayatı bir oyun ve oyalanmadan ibarettir. Ahiret yurdu ise asıl hayatın ta kendisidir. Keşke bilselerdi.” Ah bir düşünebilsek!.. Yunus Emre ne güzel söylemiş: “Sevelim, sevilelim, dünya kimseye kalmaz.” Kur’an-ı Kerim de...
Artık konuşma değil, eylem vaktidir! Bitmeyen Bir Arayış!.. Biz bir hayalin çocuklarıydık!.. Kimi dostluklar vardır ki kırk yıl, elli yıl sürer. Yürekler aynı ideal için çarpar, aynı davanın sancısı taşınır. Bizler de bir zamanlar...
O kitaplar ona sessizce şunu fısıldar: “Sen daha büyük düşünebilirsin, sen bu dünyanın sınırlarına sığmazsın.” Bir eve girdiğinizde duvarlarda kitap rafları yoksa, o evde sessizlik ağır gelir insana. Çünkü kitapların sesi, sadece yazı değildir;...
Her çocuğun üniversite okuması değil, her çocuğun kendi yeteneğinde zirveye çıkmasıdır asıl hedef. Bir ülkenin geleceğini görmek için onun okullarına bakın derler. Bugün biz, okullarımıza baktığımızda ne görüyoruz? Umut dolu gözlerle sıralara oturan çocukları mı, yoksa...
Ya Rabbi, kalplerimizi Kur’an’la ihya eyle. İnsan, yaratıldığı günden beri derin bir arayış içinde! Kimi saadeti saraylarda arar, kimi huzuru dağ başlarında. Kimi ilmi kitaplarda bulur sanır, kimi hikmeti dünyalık makamda. Kimi zaferi kılıçta arar, kimi...
İnsana düşen görev çalışmak, helali aramak, sonra da gönlünü Rabbine teslim etmektir. “Rızık koşmaz, nasip ulaşır.” İnsan çoğu zaman hayat telaşına kapılır. Daha çok kazanmak, daha uzun yaşamak, daha fazlasına sahip olmak için didinir durur....
Unutulmamalıdır ki, her eleştiri bir taş değil, bir tuğla olmalıdır; yıkmak için değil, birlikte daha sağlam bir yapı kurmak içindir. Yol göstericiliğin önemi! Toplum hayatında görev üstlenen, yetkili ve etkili makamlarda bulunan insanların omuzlarındaki...
İşte o anlarda anlarız ki; insana insan yetmez, dünyaya dünya yetmez. Bazen insanın yüreği kelimelerden ağır gelir… Biriktirdiğimiz dertler, söylemeye cesaret edemediğimiz sözler, kalemden dökülüp de satırlarda kaybolan cümleler… Hepsi omuzlarımıza yük, gözlerimize perde olur....
Rabbim bizleri gönül kıranlardan değil, gönül yapanlardan eylesin. Ne büyük söz ne derin bir sır… Dünya telaşı, geçim kavgası, günlük koşuşturmalar derken bazen bir bakışla, bazen bir sözle bilmeden gönül kırarız. Oysa kırılan gönül, incecik bir cam...
Edebiyat ise bu gerçeği gönlümüzün diliyle fısıldar: “Omuz omuza duranların gölgesi uzun olur.” Platform ve Topluluklara… Zaman, beklemeyeni sürükleyen, erteleyeni cezalandıran bir nehir gibidir. Yarın çok geç olabilir. Bu nedenle birlikte olmak, organize hareket...
Sitemizde daha iyi hizmet sunulabilmesi için çerezler (cookies) kullanılmaktadır. Çerezler hakkında detaylı bilgi için Gizlilik sayfasını inceleyebilirsiniz. Sitemizi kullanmaya devam etmeniz halinde çerezleri (cookies) kabul etmiş olursunuz.