Unutma reis; iyi insan olmak saf olmak değildir, bilerek temiz kalabilmektir. İyilik, bazen en ağır yükü olan duygudur. Çünkü iyiliğin değeri, çoğu zaman onu yaptığın kişide değil; o iyiliği yaparken senin içinde taşıdığın niyettedir. Ama...
Biz hâlâ o yorgun ama vakur çocuklarız… Bunları bir yerlerden tanıyoruz diyorsun ya… Biz de o yerleri iyi biliriz. Çünkü biz, tabelası yeni ama zihni eski olanların maskesini yıllardır görüyoruz. Kimisi Cumhuriyet’i istismar eder, kimisi Türk’ün töresini, kimisi...
Tarihin terazisi ağırdır. Gazze’nin külleri bir gün şahitlik edecek: Kim yıktı, kim sustu, kim dua etti… Tarihin suskun sayfalarına not düşülsün! Hani bir deyim vardır: “Basra harap olduktan sonra…” Bir rivayete göre Moğollar...
Oysa bir insanın değeri, işine yaradığında değil, işine yaramadığında da yanında kalabilmesindedir. Yağmur bitince şemsiye yük olur insana… Tıpkı menfaati bitince muhabbeti kesen insanlar gibi. Bu cümleyi bugün bir dostu ebediyete uğurlarken düşündüm. Bir...
Biz büyüdük, hayat hızlandı, kalplerimiz ise yoruldu. Artık kimse mektup yazmıyor, kimse yıldız saymıyor. “Yaşlandık Artık, Kabul Edin…” “Fakirdik ama mutluyduk be hayat.” Bir zamanlar siyah önlüklerimiz vardı… Dizleri yamalı, cepleri kalem lekeli… Ama o önlüğün...
NORMALİMİZ KALDI MI? Biz gerçekten huzur mu istiyoruz, yoksa gürültüde kaybolmayı mı seviyoruz? Biz millet olarak artık hiçbir şeyi normal sevmiyor. Ne sözü ne düşünceyi ne de sükûneti… Sanki huzurdan değil, gürültüden besleniyoruz. Bir kuş fotoğrafı...
Son söz! Osmanlı yıkılmadı… Bir süreliğine durduruldu. Hulusi Akar’ın şu sözü, son yıllarda duyduğum en anlamlı tarih cümlelerinden biri: “Osmanlı Devleti yıkılmış bir devlet değil, durdurulmuş bir medeniyettir.” Bu ifade, sadece geçmişi değil, bugünü...
Oysa insanlık; gökyüzüne değil, yeryüzüne kulak vermektir. “Yağmurun hikmeti bazen mazlumun göz yaşındadır.” Vaktiyle bir Anadolu vilayetine genç bir vali atanır. Köylüler kuraklıktan, toprağın çatladığından, rızkın tükendiğinden yakınırlar. Vali köy köy, ev ev dolaşır; dert dinler, çare...
Hayat, başkasını kırmak için değil; sevmek, sevindirmek ve birlikte gülmek için vardır. Birlik ve Hayat! Hayat aslında bir fidan gibidir. Aynı kökten beslenir, aynı gövdeyi taşır ama farklı dallarda açarız çiçeklerimizi. Kimimiz kırmızı güldür, kimimiz...
Ancak tarihin notu açık: Zulme karşı susanlar, tarih önünde hesap vermeye mahkûmdur. “Bu dünyayı pislikten, kötülükten sadece Gazze’li kadın ve çocukların kanı mı kurtaracak? Bütün yükümlülük onların mı?” B.Y. Bu cümle yalnızca bir sitem...
Sevmeyi bilmeyene değer vermek, çöle su taşımak gibidir. “Kendinize Yazık Etmeyin” İnsanoğlu çoğu zaman en büyük hatayı, herkese yetişmeye çalışırken kendini tüketmekle yapar. Oysa hayat bize şunu defalarca öğretir: Gitmek isteyeni tutmaya çalışmak beyhude,...
“Mal da yalan mülk de yalan Var biraz da sen oyalan” “Bileti kesilmiş ama hareket saati belli olmayan bir yolcudur insan.” Ne güzel söylenmiş bir söz! Hepimiz aslında bu dünyanın garip yolcularıyız. Yolculuğumuzun biletini...
Asıl mesele, insana rast gelmektir. Yoldaşına güven veren, halkına omuz veren, düşeni kaldıran bir insana… Yanlışın arkası kalabalık diye doğruluktan vazgeçilir mi? Gençlik yıllarımızdan beri bir dava peşinde koşuyoruz. O dava ki, ömrümüzü ona adadık; iş...
İşte bütün mesele de bu: Bir gün ardımızdan anıldığımızda yüzlerde tebessüm, gönüllerde dua olabilmek… Nerede o eski günler diyoruz ya! Hayat dediğimiz şey, aslında küçük dokunuşlarla güzelleşiyor. Koca koca sözler, büyük hesaplar bir yana; bazen...
Cihadın bedelini ödemeyenler, boş oturmanın bedelini ödeyecektir. İnsanlığın Utancı! Gazze’de çocuk olmak, dünyaya “doğar doğmaz şehit düşmek” demektir. Bugün yine 100’den fazla masum katledildi. Onların arasında bebekler vardı, süt kokusu dudaklarında henüz kurumamış yavrular…...
Ve bir yaştan sonra anlıyorsun: Kalabalıkların ortasında eksik hissetmektense, yalnızlığın içinde tamam olmak daha kıymetli. Bir yaştan sonra insanın fark edişleri değişiyor! Kalabalıkların içinde kaybolmak istemiyor artık! Gösterişin, gürültünün, yüzeysel gülüşlerin bir anlamı kalmıyor. Gönül dinginlik...
Oysa asıl siyaset, kendini inşa edebilmek, kendi programını, kendi kadrosunu, kendi idealini milletin önüne koyabilmektir. Siyaset; rakibin hatasına bel bağlamak mıdır? Siyaset… Hepimizin hayatını doğrudan etkileyen, kaderimize yön veren en önemli alanlardan biri. Ne var...
Sitemizde daha iyi hizmet sunulabilmesi için çerezler (cookies) kullanılmaktadır. Çerezler hakkında detaylı bilgi için Gizlilik sayfasını inceleyebilirsiniz. Sitemizi kullanmaya devam etmeniz halinde çerezleri (cookies) kabul etmiş olursunuz.