DOLAR
41,1499
EURO
47,9993
ALTIN
4.526,39
BIST
11.343,23
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
30°C
İstanbul
30°C
Parçalı Bulutlu
Cumartesi Az Bulutlu
29°C
Pazar Açık
33°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
30°C
Salı Açık
31°C

Aronofsky’nin Yanılsamalardan Savaşlara: Suçüstü ve Teğetsel Tarihler

Aronofsky’nin eserlerindenYanılsamalardan savaşlara uzanan suçüstü ve teğetsel tarihler, çarpıcı bir sinema yolculuğu sunuyor.

Aronofsky’nin Yanılsamalardan Savaşlara: Suçüstü ve Teğetsel Tarihler
29.08.2025 07:25
A+
A-

Aronofsky’nin sanat dilini son on yıllarda sadeleştirmeye yöneldiğini söylemek yanlış olmaz; bu kez yüzü hafif büzülmüş, içsel çıngırakları dışında daha çok olay örgüsüne odaklanan bir yaklaşım görüyoruz. “Caught Stealing/Suçüstü” bu bağlamda klasik bir Aronofsky filmi gibi durmuyor. İlk bakışta Guy Ritchie’nin gençlik suç filmlerini anımsatan bir atmosferin izlerini taşıyor; ancak hikâye Aronofsky’nin imza tekniğini tamamen dışarıda bırakmıyor, sadece stilin dışına taşırılmış bir çerçeve sunuyor.

“Suçüstü” 1998 yılında geçiyor ve Hank Thompson adlı başarılı bir beyzbol oyuncusunun trajik bir olay sonrası sahalardan kopuşunu merkeze alıyor. New York’taki bir apartmanda yan komşusunun kedisini bırakıp aniden gitmesiyle Hank, kendisini suç dünyasının ortasında buluyor. Senaryoyu kendisi yazsa da bu kez kaynağı olan Charlie Hustonın 2005 tarihli aynı adlı kitabı üzerinden uyarlama yapılıyor. Hank’in odaklandığı meseleler, karakterin geçmişi ve korkularıyla hesaplaşması yerine suç eylemlerinin kendisini takip etmesi yönünde şekilleniyor.

Fiziksel savaş teması üzerinden ilerleyen bu yaklaşım, Aronofsky’nin tipik yoğun psikolojik gerilimini biraz geri planda bırakıyor. Karakterlerin duygusal çatışmaları yerine, olay örgüsünün hareketli doğası ön planda. Hank’in en yakınlarıyla yaşadığı kayıplar, duygusal yıpranmasını değil, fiziksel mücadeleleri öne çıkarıyor ve bu da filmin akışını daha çok aksiyon unsurlarına taşıyor.

Açıkça görülüyor ki yönetmen Ralph mı, Frank Darabont mu, yoksa Guy Ritchie mi gibi geniş bir ilham yelpazesine başvurmuş durumda. “Suçüstü” bu yüzden yalnızca Aronofsky’nin imzasını taşımıyor; pek çok diğer sinemacının tarzıyla da benzeşen bir yapıya sahip. Yakın çekimler ve yüz ifadelerinde Austin Butler’ın performansı dikkat çekiyor; ancak filmde kedisi Tonic (gerçek adıyla) ve Russ rolündeki Matt Smith gibi karakterler, bir Guy Ritchie atmosferinden de parçalar taşıyor. Anne figürünün kimliğinin sürprizlerle açığa çıkması ise izleyiciyi filme bağlı tutan başka bir unsur.

“Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz’dir” başlığıyla ilerleyen diğer yapımlardan bir fark olarak, bu proje Türkiye sinemasından da farklı bir bakış açısı sunuyor. Yönetmen İbrahim Soyer, senarist İbrahim Kiraz ve yapımcı Bülent Cebeci’nin ortak değeriyle yola çıkan ”Büyük Zafer”, 26 Ağustos’tan itibaren Kocatepe’den başlayıp 30 Ağustos 1922’de Dumlupınar’da zaferle sonuçlanan olayları anlatıyor. Animasyon türünde olan bu film, Mustafa Kemal Atatürk liderliğinde yürütülen savaşın dirilişini ve baba-oğulun cephe gerisinde beklenmedik karşılaşmasını ele alıyor; fevkalade bir tarih anlatımıyla izleyiciyi geçmişe götürüyor.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.