30 Ağustos Zafer Bayramı: Milletin ve Ordunun Anka Yüreğiyle zaferin ve kahramanlığın özdeşleştiği ulusal onur ve bağımsızlık; tarih, kutlama ve birlik mesajı.
Sizleri en içten dileklerle selamlıyorum. Zafer Bayramı vesilesiyle düzenlediğimiz bu programa katılan her bir konuğa teşekkür ederim. Cumhurbaşkanlığı külliyesinin bu gazi mekanda milletin evinde sizleri ağırlamaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Bu anlamlı etkinliğin aramızdaki birlik ve beraberliği güçlendirmesini ve dayanışmamızı daha da artırmasını temenni ediyorum.
Bugün, her birimiz için özel bir hatırayla Ağustos ayının tarihimizdeki değerli yerini vurgulamak isterim. Şanla ve şerefle örülmüş bu ay, Belgrad’dan Moğaç’a, Çaldıran’dan Otlukbeli’ne, Malazgirt’ten Büyük Taarruz’a uzanan kahramanlık destanlarımızla doludur. Yurt içinde ve dışında gerçekleştirdiğimiz etkinliklerle bu destanı bugüne taşımak; şehit ve gazilerimizin emanetine sahip çıkmak için gösterdiğimiz azim ve çabanın ifadesidir.
Ordumuz ve milletimiz bu zaferle Anka kuşu misali yeniden doğmuştur. Mazisiyle irtibatı kopmuş milletler köklerini tanıyamaz, bugünü doğru okuyamaz ve geleceğe güvenle bakamaz. Amacımız, ecdattan miras kalan eşsiz değerleri daha da zenginleştirip gelecek kuşaklara aktarmak, güçlü ve itibarlı bir Türkiye emanet etmektir. Bu yolda inancımız, mezhebimiz, meşrebimiz veya siyasi görüşümüz fark etmeden herkesi kapsayan bir dayanışma ve kuşatıcı bir anlayışla çalışmaya kararlıyız.
İstiklal Harbi’nin en zorlu günlerinde milletimizle el ele yürüyen kahraman ordumuz, 30 Ağustos 1922’de tarih sayfalarına zafer olarak kazınmıştır. Bugün 103. yılını coşkuyla kutladığımız bu büyük zafer, ordumuzla milletimizin ruh ve kuvvet birliğinin bir nişanesidir. Emperyalist emelleri boşa çıkaran bu zafer, bağımsızlık irademizin ve bu topraklardaki varlığımızın ebedi mühürüdür. Malazgirt’ten Dumlupınar’a uzanan mücadelemiz, asla kesintiye uğramamış olan bir yürüyüştür ve inşallah ebediyen devam edecektir.
İçinde bulunduğumuz çağı Türkiye olarak 100 yıla kadar durmadan, yılmadan, karşılaştığımız güçlükleri aşarak karşılamayı sürdüreceğiz. Rabbim yolumuzu açık etsin; bugün burada bulunan herkesin gayret ve cesaretini daim kılsın.
Kahraman askerlerimizi selamlıyor ve gönül dolusu muhabbetlerimi iletiyorum. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bu zaferin ve istiklal mücadelesinin tüm kahramanlarını hürmetle, minnetle ve rahmetle anıyorum. Kurtuluş mücadelemizi yöneten meclisimizin tüm mensuplarına da Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum.
Malazgirt’ten bugüne kadar istiklâl ve istikbalimiz için cansiperane mücadele eden tüm şehit ve gazilerimizi saygıyla iade ediyoruz. Sınırlarımızın ve devletimizin bekası için görev yapan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin her mensubuna yürekten selamlarımı iletiyor, başarı ve muvaffakiyetler diliyorum. Bu düşüncelerle programımıza katılan her misafire bir kez daha teşekkür eder, 30 Ağustos Zafer Bayramımızı ve Türk Silahlı Kuvvetleri günümüzü kutlu, sağ olun, var olun.